www.Cikolata.de - |
DILEK |
SON ARMAGAN yalniz bir agacin öldügü yerde üç kere döner kuslar sunmak için kederi yaprak perilerine koruyun onu koruyun sonsuz uykusunu bu iyi agacin kutsayin onu güzel sözlerle yeni dogmus bir yildizin isiklariyla örtün suçsuz gövdesini kimsesiz gövdesini sarin iyi sözlerle sözlerdir artik sadece bekledigi yasayanlardan hiçbir ise yaramayan bos sözler bitti iste, ne rüzgâr ne agaç kurtlarinin senlikli çitirtisi gece ne ayisigi ne lanetli karanlik ne de canli gülüsü günisiginin oksayacak onun kabuklarini dönün kuslar, kuslar dönün gözyaslari akitin sönen yapraklarina yasamin son armagani olsun agaca dönün kuslar üç kez daha agacin tek basina öldügü civiltili ormanda |
Sevi
sabah olur, uyanirsin yanimda
kuslar kanatlarina sesini çizer
durur geceki yagmur
sokaklar güne iner
sen gülersin, gözlerine pazar yeri kurulur
bir çocuk annesini kaybeder
senin yüzünde bulur
konusuruz, yolcular eve varir
yanar gemilerde bütün isiklar
ay iner denizlere
çilingir sofralari kurar baliklar
yüzüne dokunurum, gözlerim dolar
dünyanin her yerinde
yeni bir sarkiya baslar kadinlar
(Çocuk ve Aksam)
|
Rüzgar kadin kum tanesinden bile küçüktü daha küçüktü deniz kadindaki acidan esip duruyordu o eski rüzgâr denize ve Samanyolu'na aldirmadan ve kadin yürüyordu çiplak anilariyla kumlara ve yildizlara basmadan |
Insan yerle gök arasinda küçücük evler mirildanan odalar, aralik pencereler kap kacak, sandalyeler, yorgun bir masa küçük aliskanliklar, yipranmis tatlar bir avuç toz, bir ikindi gölgesi köse minderine kurulmus zaman birbirine asina duvarlar arasinda ne çok esya, ne çok kaygi, ne az sevgi denizden koparilmis birazcik tuz, günesten sereserpe bir duygu, bir öpücük, bir kahkaha fisiltilar, vazodaki çiçeklerin bugusu ve anlarin telasina sinmis ölüm kokusu yerle gök arasinda bir öbek can bir tas öfke, denizler dolusu gam çigliklar, yakarislar ve derin susku ve küçücük evlerin damarlarina çarpa çarpa akip duran akip duran bu yasama arzusu |