www.Cikolata.de -
AnaSayfa - Home - Hauptseite

Faruk Nafiz Çamlibel (1898 - 1973)


ALI
Namluya dayanir yola dalarsin      
    Durusun bakisin yaman be Ali      
    Bosuna tetigi ne kurcalarsin      
    Var daha atese zaman be Ali      
      
    Yillanmis bir çinar pusuluk yerin      
    Neredeyse gelecek beklediklerin      
    Var iki atimlik cani kederin         
    Desene isleri duman be Ali      
    O'nu sen büyütte sögüt boyunca      
    Kendini ellere versin o gonca      
    Sözüne kanmadin bunu duyunca      
    Gönlündü gözünü yuman be Ali      
      
    Geldiler beklenen çiftler ormana      
    Duruyor iki genç ne hos yanyana      
    Bir kursun kadina bir de çobana      
    Çinlasin yillarca orman be Ali      
    Görünce uzanmis yar kucagina      
    Boynunu dolamis zülfü bagina      
    Kursunu kahpeye atacagina      
    Kendine çevirdin aman be Ali      



ÇOBAN ÇESMESI
Derinden derine irmaklar aglar,    
    Uzaktan uzaga çoban çesmesi,    
    Ey suyun sesinden anliyan baglar,    
    Ne söyler su daga çoban çesmesi.    
        
    "Göynünü Sirin'in aski sarinca    
    Yol almis hayatin ufuklarinca,    
    O hizla daglari Ferhat yarinca    
    Baslamis akmaga çoban çesmesi..."    
        
    O zaman basindan askindi derdi,    
    Mermeri oyardi, tasi delerdi.    
    Kaç yanik yolcuya soguk su verdi.    
    Degdi kaç dudaga çoban çesmesi.    
        
    Vefasiz Asli'ya yol gösteren bu,    
    Kerem'in sazina cevap veren bu,    
    Kuruyan gözlere yas gönderen bu...    
    Sizmadi topraga çoban çesmesi.    
        
    Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,    
    Bir susuz yolcu yok simdi daglarda,        
    Atesten kizaran bir gül ararda,
    Gezer bagdan baga çoban çesmesi,    
        
    Ne sair yas döker, ne asik aglar,    
    Tarihe karisti eski sevdalar.    
    Beyhude seslenir, beyhude çaglar,    
    Bir sola, bir saga çoban çesmesi...    

SON ASIK

    Hasretinle geçiyorken bu gençlik çagim,  
    Ey sevdigim, ben umitsiz degilim gene  
    Ak düsünce saçlarin kumral rengine  
    Kollarinda son asikin ben olacagim.  
  
    Ey basinda simdi sevda rüzgarlari esen,  
    Böyle her gün yollarimdan geçsen de süzgün  
    Sen benimsin büsbütün terk olundugun gün ...  
    O mukadder günü, bilmem, düsündün mü sen?  
  
    Ben bir beyaz saçli asik, sen bir ihtiyar ...  
    O gün bana yalasirken ey ilahi yar,  
    Esirgeme gözlerimden bir son buseni,  
  
    Kirpiginden yavas yavas bir damla aksin,  
    Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksin  
    Ki hiç kimse benim kadar sevmemis seni