'Eşcinsellik özeldir'
Yargıtay, eşcinsel ilişkide olduğu doktorun yanında
'akitsiz' çalışan, ayrılınca
yargıya gidip haklarını isteyen kişiyi haklı buldu. Karar 'birlikte yaşayan'
herkesi ilgilendiriyor
ANKARA - Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 'eşcinsel
birlikte yaşam' ve 'iş
ilişkisinin' iç içe olduğu bir davada emsal teşkil
edecek bir karar verdi. Yargıtay, iş akdinin mevcut
olmadığı olayda, tarafların ve tanıkların beyanlarını
dikkate alarak iş akdinin bulunduğunu belirtirken,
taraflar arasındaki 'eşcinsel ilişkinin' ise özel hayatı
ilgilendirdiğine işaret etti. Davanın seyri şöyle gelişti:
M.B. adlı doktorun yanında yazılı iş akdi olmadan çalışan M.S., işinden
olunca
mahkemeye başvurdu. M.B.'nin muayenehanesinde 1988-1995'te 'özel şoförlüğünü,
sekreterliğini' yaptığını, 1991- 1993 tarihleri arasında davalının askerlik
görevi
nedeniyle Diyarbakır'da özel muayenehanesinde çalıştığını ve burada aynı
evde
kaldıklarını ileri süren M.S. 'sigortasının yapılmadığını, ücretlerinin
ödenmediğini,
kendisine yönelik vaatlerin yerine getirilmediğini' iddia etti. M.S. davalı
tarafından 86
aylık ücret, hafta ve genel tatil, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı
ödenmesini
istedi.
Yerel mahkeme reddetti
Doktorun avukatı, tarafların arasındaki ilişkinin 'cinsel' olduğunu, ilişki
süresince
hiçbir geliri olmayan davacının 'bütün ihtiyaçlarının' karşılandığını savundu.
İstanbul 3.
İş Mahkemesi, taraflar arasındaki ilişkinin 'eşcinsellik ilişkisinden'
öteye geçmediği
ve aralarında hizmet akdi bulunmadığı gerekçesiyle davalının talebini reddetti.
Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise uyuşmazlığın, hizmet
akdinin bulunup bulunmadığında toplandığına işaret ederek kararında şöyle
dedi:
"Varlığı ileri sürülen ilişkinin özel hayatları ile ilgili olduğu açıktır.
Aslolan bu özel
hayat dışında taraflar arasında bir hizmet akdinin mevcut olup olmadığıdır.
Mahkeme
dışı ikrarları doğrulayan tanık beyanları ve dosyadaki diğer bilgilerden
ve ceza
dosyasındaki davalı ve tanık beyanlarından davacının beş altı yıldır sürekli
olarak
davalının işyerinde, işveren durumunda bulunan doktorun verdiği para karşılığında
onun emir ve talimatı altında bulunduğu ve çalıştığı açıkça ortaya çıkmaktadır."
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bütün bu maddi olguların taraflar arasında geçerli
bir
hizmet akdinin varlığını ortaya koyduğunu belirtip, yerel mahkemenin taraflar
arasındaki bağlantıyı 'başka türlü yorumlayarak' davayı reddetmesinin de
hatalı
olduğuna dikkat çekti.
Genel kurulun kararı emsal niteliğinde olduğu için yerel mahkeme benzer
durumlarda ücret ve tazminat istemlerini kabul edecek. Karar ayrıca, nikâhsız
birlikte
yaşayan karşıt cinsten çiftlere de hak isteme olanağı sağlayacak.
Muhalefet şerhi: Ahlaka aykırı
Üyelerden Güven Çetinkaya, 'ahlaka aykırı ilişkiye prim verilemez' gerekçesiyle
karara şöyle karşı çıktı:
"Ücret sözleşmesi bulunmadığı, tarafların karı koca dayanışması gibi yardımcı
oldukları, bu ilişkin temelini yasalarımızın korumadığı, toplumuzun ahlak
yapısına
uymayan adaba aykırı birlikteliğe dayandığı olayımızda, hizmet akdinin
unsurları
oluşmamıştır. Hizmet akdinin varlığı kabul edilse bile mevzunun ve temelinin
ahlaka
aykırı bulunması nedeniyle Borçlar Kanunu gereği mutlak butlan sebebiyle
tamamıyla batıldır." (aa)