www.Cikolata.de -
AnaSayfa - Home - Hauptseite

AŞK FIKRALARI
AMELİYAT YERİ 
İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.Delikanlının tatlı sözleriarasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar : 
-Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim.  
Delikanlının gözleri parlar. 
-Göster canım göster.  
Kız eliyle uzak bir yeri göstererek : 
-Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı...


AYNI ŞEY       
Kadınla erkek konuşuyorlardı : 
-Sevgilim, söyle bana hayatına giren ilk erkek ben miyim? 
-Tabii canım, ama anlamıyorum, nedense bütün erkekler hep aynı şeyisoruyorlar!...


GELİN ADAYI 
Çöpçatan, damat ve gelin adayını karşılaştırır.Gelin zengin olduğundandamat adayı ufak tefek kusurların bağışlanması için önceden uyarılmıştır. 
Gelin adayı odaya topallayarak girer. 
Damat adayı çöpçatana bakar : 
-Topal bu, der. 
Çöpçatan başıyla onaylar. 
Damat gelinin saçlarını okşamaya kalkar.Peruk elinde kalır.Çöpçatanabakışlarıyla : 
-Kel bu, der.  
Çöpçatan başıyla onaylar. 
Damat adayı odadaki gümüş takımlara antikalara bakar.Onların da sahteolmasından şüphelenir.Çöpçatanın kulağına fısıldamak ister. 
Çöpçatan : 
-Rahat konuşabilirsin, duymaz kulağı sağırdır, der.


İNSAN KILÇIĞI 
Yeni erler eğitim görüyordu.Ders veren üsteğmen, karadenizli bir ereinsan iskeletini göstererek ne olduğunu sordu. 
Er : 
-İnsan kılçığıdır komutanım, dedi.


İKİMİZE DE YETER 
Evlenme teklif ettiği kızdan red cevabı alır : 
-Ama ben sizi sevmiyorum ki!  
Delikanlı istifini bozmadan cevaplar : 
-Olsun, benim aşkım ikimize de yeter! 


İLK AŞK 
Evliliklerinin üstünden henüz bir ay geçmiştir.Mutlu koca genç ve güzelkarısına sarılır : 
-İlk aşk ne kadar tatlı, ne heyecanlı değil mi?  
Genç karısı yanıtlar : 
-Evet... ama seni tanıdığıma da memnunum... 


KİMİN KARISI? 
Senatörlerden birinin ölmesiyle başka bir adam onun süresini doldurmaküzere seçilmişti.Adam karısına telefon ederek, bu haberi vermmek istedi: 
-Bir senatör karısı olmak ister miydin? diye sordu. 
Karısı biraz düşündü sonra sordu : 
-Hangisinin?

GERİ DÖN




ASKERİ FIKRALAR
ONBEŞ GÜN HAPİS 
Sahranın ıssız bir köşesinde,bir din adamı lejyonerlere vaaz vermeyegelir.Vaaz'dan önce binbaşı askerleri uyarır: 
-Rahibin ziyareti sırasında, özellikle küfür ve müstehcen kelimeleristemiyorum!Dövüşmeyi bildiğiniz gibi, kendinizi tutmayı da bildiğiniziona gösterin... 
Daha sonra rahip, birliğin önünde vaazına başlar : 
-Herşeyden uzakta yaşıyorsunuz, ama geleneklerinizle övünmeniz gerekir.Bensize kendisi de sizin gibi bir kahraman olan Hz. İsa'nın selamlarını getirdim.Söyleyinbana, kahramanlıktan daha saf, daha güzel ne vardır? 
Tam o anda birkaç lejyoner ağızlarını açmaya hazırlanırken binbaşıayağa fırlar ve haykırır : 
-Götüm, diyene onbeş gün hapis!... 


NERESİNDEN 
Kore'de Türk Tugayından iki Anadolu'lu asker biraz gezmek için firarederler.Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunlarıyakalar ve sorar : 
-Hani sizin izin kağıtlarınız?... 
Erler subayı atlatırız umuduyla : 
-Biz Amerikalıyız...diye cevap verirler.Subay durumu anlar,ama hiç bozuntuya vermez : 
-Amerika'nın neresindensiniz? diye sorunca : 
-İçindenik kumandanım!...diye yanıt verirler.


KÜSTAHLIK 
Yıllar önce İngiltere'de erler şemsiye kullanmazmış.Şemsiye taşımahakkı sadece subaylara tanınıyormuş. 
O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiyeile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş.Eri çağırarak: 
-Bu ne küstahlık, demiş.Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde ikiparça etmiş. 
-Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma! 
Neye uğradığını anlamayan er : 
-Başüstüne, diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş : 
-Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğindekim kırdı diyeyim? 


İNSAN KILÇIĞI 
Yeni erler eğitim görüyordu.Ders veren üsteğmen, karadenizli bir ereinsan iskeletini göstererek ne olduğunu sordu. 
Er : 
-İnsan kılçığıdır komutanım, dedi.


İÇKİ ÖLDÜRÜR 
Albay askerlerin içki içmelerine engel olmak için kantinin duvarınabir yazı asmıştır.Yazıda : 
-İçki öldürür, diye yazıyordur. 
Ertesi gün oradan geçen albay ne görsün?Biri yazının altına şunlarıilave etmemiş mi : 
-Askerler ölmez!


HIÇKIRIK 
Savaşın en kızgın anıydı.Cephede bombalar patlıyor, mermiler vızırvızır uçuyordu.Bu arada bir askeri hıçkırık tuttu.Yanındaki askere döndühıçkırık tutan : 
-Heey, beni korkutsana biraz!...Korkut da hıçkırığım geçsin... 


GUŞ 
Yüzbaşı evin papağanına belli başlı kelimeleri ezberletmişti.Mehmetgel, Mehmet git, şunu yap, bunu yapma v.s... 
Evde kimsenin bulunmadığı bir sırada.Evin yeni emir eri ortalığı silipsüpürmekle meşgul görünüyordu.İçeriden MEHMED diyen sesi duyuncafırladı koştu : 
-Buyur, dedi ama arkası gelmedi . 
Tekrar işine daldı.Bir zaman sonra tekrar çağrıldı.Şaşırmıştı.Odadabu emri beklemeye karar verdi.Papağana gözü takıldığı anda da papağan : 
-MEHMED diye çağırmasın mı!Derhal hazır ol vaziyetine geçerek: 
-Buyur komutanım, dedi.Kusura bakma seni guş sandımdı.  

GERİ DÖN






DELÝ FIKRALARI
BEÞ VAR       
Ýki deli arasýnda konuþma : 
-Saat kaç? 
-Beþ var 
-Kaça beþ var? 
-Bilmiyorum, akrebini kaybettim.


CANLI GAZETE 
Baþhekim, akýl hastanesinin bahçesinde dolaþýyordu, bir ara baktý,bir kalabalýk gözüne çarpmýþtý.Hemen oraya seðirtti.Deliler bir halka oluþturmuþ,ortada dönüp konuþan birini dinliyorlardý : 
-Papendreu seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldýrýldý...Bulgar zulmüdevam ediyor.Zorla yollanan soydaþlarýmýzýn sayýsý seksen bine ulaþtý...Federasyonkupasýný Beþiktaþ kazandý... 
Baþhekim bu iþten hoþlanmýþ : 
-Ne yapýyorlar bunlar böyle? diye sormuþ. 
-Efendim, demiþler.Ortadaki deli kendinin gazete olduðunusanýyor, haberleri bildiriyor. 
Baþhekim daha da hoþlanmýþ.Dolaþmasýný sürdürmüþ.Az ileride birde negörsün! Sekiz, on deli iplerle sýmsýký birbirlerine baðlanýp bir köþeyeatýlmamýþ mý! 
-Onlar mý, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim...


KARÞIDAKÝ DUVARIN ÇÝVÝSÝ 
Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafýna vura vura duvaraçakmaya baþlamýþ. 
Onun bu halini gören baþka bir deli iþe karýþmýþ : 
-Baksana, yahu! Sen yanlýþ bir iþ görüyorsun.Bu çivi karþýki duvarýnçivisi olacak galiba, demiþ.


NASIL BÝLSÝN  
Akýl hastanesinde koðuþlarý gezen baþhekim, bir hastanýn oturmuþ, birþeyleryazdýðýný gördü : 
-Kolay gelsin, ne yazýyorsun?  
-Mektup yazýyorum efendim.  
-Yaaa...Kime yazýyorsun?  
-Kendime...  
-Peki, ne yazýlý mektupta? 
-Ýlahi doktor bey, deli misiniz siz?Mektubu daha almadým ki...Ýçindene yazdýðýný bileyim.


YALAN SÖYLEMÝÞ
Akýl hastanesine yeni gelen doktor, hastalarý ziyaret ediyordu.Birineyaklaþtý : 
-Sizin adýnýz nedir bakayým? 
-Hüsamettin efendim. 
-Soyadýnýz? 
-Tanrýoðlu. 
Tam o sýrada yandaki yaþlý : 
-Ýnanma inanma doktor, yalan söylüyor.Benim böyle bir oðlum yoktur.


ZÝL ÇALDI...PAYDOS OLDU! 
Delileri uçaða bindirmiþler, bir þehirden ötekine naklediliyorlardý.Amao kadar çok gürültü yapýyorlardý ki, sonunda pilot dayanamadý, uçaðý ikincipilota teslim ederek içeride ne olup bittiðini görmek istedi. 
Deliler uçakta hep bir aðýzdan baðýrýp çaðýrýyorlardý.Baktý, en baþta,bir deli, ötekilere uymamýþ, akýllý, uslu oturuyordu. 
-Sen neden baðýrmýyorsun? diye soracak oldu. 
Adam : 
-Ben bunlarýn öðretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benimöðrencilerim.Þimdi teneffüsteler de onun için ses çýkartmýyorum. 
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki seslerbüsbütün kesiliverdi. 
Pilot: 
-Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öðretmenolduðunu sanan deli, ötekileri derse almýþ olsa gerek, diyedüþündü. 
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çýkmýyordu.Pilot birazdaha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi. 
Bir de ne görsün! Uçaðýn kapýsý açýk ve içeride öðretmenden baþka kimsecikleryok deðil mi! 
Dehþetle sordu : 
-Öðrencilerin nerede?, diye... 
-Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!

GERÝ DÖN