www.Cikolata.de -
AnaSayfa - Home - Hauptseite
KARADENIZ FIKRALARI 1
ELEKTİRİK RİCA EDİYORMUŞ 
Bir Fransız, bir İngiliz ve bir Karadenizli idama mahkum edilmişlerdi.Üçünede son arzularını sordular : 
-Giyotinle mi idam edilmek istersiniz, elektirikli iskemlede mi,yoksa gaz odasında mı?  
Fransız : 
-Ben giyotinle idam edilmek istiyorum, dedi. 
Hemen giyotini getirdiler, adamı uzattılar.Sonra da bıçağı olanca hızıylabırakıverdiler. 
Ama o da ne! Bıçak tam adamın kafasını uçuracakken, son anda birdenduruverdi! Belli ki bir bozukluk olmuştu.Bıçağı kaldırıp bir kez daha bırakıverdiler.Bıçakyine aynı yerde tutukluk yapıp durdu.Bir daha bıraktılar.Yine durunca,çaresiz kalıp adamı affettiler. 
Sıra İngiliz'e geldi.O da giyotinle idam edilmek istedi.Bıçak yineaynı yerde durmasın mı! Üç kez tekrarlandıktan sonra İngiliz'i de affedipidam etmekten vazgeçtiler. 
Sonra sıra bizim Karadeniz'liye geldi : 
-Ha benim ciğerim rahatsızdır, gaz odasi almayayım, dedi Karadenizli.Habu sizin giyotin de bozuktur galiba...Onun için elektirik rica edeceyum... 


FEMİNİST 
Temel önde, Fadime arkada çarşıya inmektedirler.Fadime sırtındaki sepetbir yana Temel'in ceketi ve şapkasınıda elinde taşımaktadır.Onların buhalini gören okumuş biri sorar : 
-Bu vaziyetinden utanmıyor musun?Sen önde hanımın arkada?... 
Temel yanıtlar: 
-Hemşerum niye utanacağumişim?Her paşarili erkeğun arkasinda birkari vardur demeyi misiniz siz?Pen başarili bir erkeğum.


FİRAR 
Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık rahatsızlanmakta haftada bir doktora gitmektedir.  Adamın doktordan her gelişinde biruzvu kesilmektedir.Bir gün bacağı, sonra kolu, eli... 
Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülümseyişle: 
-Uy! hemşerum sanmaki anlamayirum.Bağa öyle geliyi ki galiba senkisim kisim firar edeysun... 


GAZLA ETRAFTA POLİS YOK
Temelle Dursun kamyona 6 metre yüksekliğinde eşya yüklemişler, İstanbulagötürüyorlar.Giderken 100 metre ileride bir köprü gözlerine çarpmış.Köprüyüksekliği 4.50 m. yazıyor.Köpruye 15 metre kala yavaşlamışlar, 
etrafa şoyle bir bakındıktan sonra Dursun Temel'e : 
-Gazla uşağum, etrafta polis yoktur.


GEMİCİ
Kadının biri kocası ile tartışsmaktadır. Kadın : 
-Bıktım senin bu çapkınlıklarından. Yoldan gelip geçen kadınlarabile bakıyorsun vır vır vır dır dır dır.  
Kocası bunun üzerine sinirlenir ve cebinden çıkardığı bıçak ile şeyinikeserek arabanın camından dışarı atar. Tam bu sırada İdris ile Temel otoyoldaotomobilleri ile yolalmaktadırlar. Adamın şeyi gelir ve bizimkilerin camınaçarparak yapışır. Bunun üzerine Temel İdris'e dönerek : 
-Uy ula İdris sinekteki mala bak uşağum ... 


GÖRMEDİM
Bir Fransız Vampir Yarasa, bir İngiliz Vampir Yarasa ve bizim TemelVampir Yarasanın bir gece, canı muthiş derecede sıkılmış.Düşünmüşler vekan içme yarışması yapmaya karar vermişler.Önce Fransız Vampir Yarasa havalanmışpırrrr diye...15-20 dakika sonra geri dönmüş bizim avcı.Döndügünde ağzıve dişleri kan içindeymiş. Diğerleri merakla sormuşlar : 
-Ne oldu ya?.. Anlatsana bizimki hiiiç, demiş pişkin pişkin. 
-Hani şu ilerde bir köy var ya. 
-Eeee. 
-Hani orada bir eşek var ya, işte bütün kanını içtim onun!!! 
-Vovvvv, demiş diğerleri, büyüksün valla,.... Biraz sonra İngilizVampir Yarasa havalanmış yalpalayarak yarım saat sonra geri dönmüş.Geridöndüğünde yüzü kan içindeymiş...Diğer ikisi hemen sormuslar : 
-Eee baba, anlat bakalım sen ne yaptın... 
Başlamış bizimki : 
-Hani ilerde bi köy varya, hani orada bir eşek leşi var ya. 
-Eeee.  
-Hani orada büyük bir Çınar var ya, hah...Evet evet işte orada ikiinek vardı, içtim ikisinin kanını... 
Diğer iki yarasa hayretler içerisinde bakakalmışlar,. 
-Uff be, demişler.Senin üstüne Yarasa cıkmaz bu alemde... 
Sıra bizim Temel Vamir Yarasaya gelmiş....Pırrr...1 saat 2 saat yokbizimki, derken sabaha karşı çıkagelmiş... Yalpalaya yalpalaya, zarzoriniş takımlarıyla tutunmuş diğer iki vampirin yanına geldiğinde yüzü gözü,eli ayağı kan içindeymiş...Diğer iki yarasa hemen atlamışlar : 
-Ne oldu?  
Anlatmış bizimki : 
-Hani ilerde bi köy var ya, hani orada bir eşek leşi var ya.  
-Eeee, demiş diğerleri merakla.  
-Hani orada büyük bir Çınar varya, o Çınarın altında iki inek leşivar ya...  
-Eeee...????  
-Hani leşlerin yanında büyük bir kaya var ya...  
-Evet???  
-Görmedim....Görmedim anasını satımmmm.... 


HERŞEY ÇOCUĞUN TARLAYA DOĞRU KOŞMASIYLA BAŞLADI 
Temel makinist olmuş.Birgün rayda giderken tren yolu üzerine bir çocukçıkar.Temel düdüğe olanca gücüyle asılır ama çocuk kılını bile kıpırdatmaz.Tren çocuğa gittikçe yaklaşır.Temel kendi kendine düşünür : 
-Acaba çocuğu mu öldürsem, yoksa treni raydan çıkartıp 400 yolcuyumu öldursem...  
Bu sorunun içinden çıkamaz.Ve yolculara sormak üzere arkaya doğru gider.Yolculara sorar.Tabi ki yolcular canlarının kıymetini bilmektedir ve Temel'inçocuğu öldürmesini isterler. Olanlar olur. 
Ertesi gün gazetelerde : 
-Tren kazasında 401 ölü!!! şans eseri Temel kurtulmuştur. 
Ve Temel'i mahkemeye çıkarırlar. Hakim sorar : 
-Temel olay nasıl oldu, anlat! 
Temel başı önde cevap verir : 
-Hakim bey, herşey çocuğun tarlaya doğru kaçmasıyla başladı...

GERİ DÖN



KARADENİZ FIKRALARI-2
PAÇA 
Veteriner köye gelmiş, hayvanlarda bir hastalık olup olmadığına bakıyordu...SıraTemel'in ahırına geldiğinde hayvanların bazılarının bağlı ve tahta bacaklıolduğunu görünce şaşırıp sorar : 
-Bunlar neden tahta bacaklıdır? 
-Onlar mı? der Temel kekeleyerek.Canımız paça istediğindebütün hayvanı kesmeyruk ya... 


PATATES 
Temel ajan olmaya karar vermiş. Akademiyi zor bela bitirmiş.İş pratikbeceriye kalmış son sınav da kamufle imiş. Bir oda var ve bu oda da birçuval var. O oda da saklanacakmışsın. Birinici adam giriyo odaya çuvalıüzerine 
geçiriyor ve juriyi bekliyor. Juri geliyo ve içi dolu olan çuvallabi tekme atıyo. Çuvaldan kopek havlaması geliyo ve juri beğeniyo "iyi"diyor. 
Bir ikincisi aynı şekilde yalnızca kedi miyavlaması yapıyor.Sıra Temelegeliyor ve temelde çuvalı üzerine geçiriyor juriden bi tekme yiyor amases seda yok. İki üç derken adamlar joplarla vurmaya başlıyor. Vurmayıkesiyorlar çünkü öleceginden endişe etmeye başlıyorlar ...derken bi sesçıkıyor "patates, patateeees" 
(Temel : patates dolu çuval şekline girmis :-)))


PİMİ ÇEKİP GERİ ATIYORLAR  
Karadenizliler doğuda ruslarla sıcak savaştalar. Her biri belindenel bombasını çekip rus askerlerinin olduğu tarafa atıyor. Ruslar da bombalarınpimini çekip geri atıyorlar.


PRENSİP 
Temel askerliğini bahriyede denizaltı eri olarak yaptığını anlatmaktadır. 
-Bu tenüzaltı tetugun da nedür, diye sorarlar. 
-Ha bizim takalarin denizin altinda gidenidur.  
-Kapaklarini kapatayi, batayi, tüşman çörünce kapaklarini açayi,mermilerini atayi.  
-Haçan o teduğun olur mi? Kapaklarini açar da o takaya su cirmezmi?  
-Haçan sen tenüze cirmedun mi?  
-Cirdum.  
-Hiç sıçmadin mi?  
-Sıçtiim.  
-İçine su kacayi mi, da. İşte pu prensiple calişayi. 


REÇETEN VAR MI? 
Temel Eczacılık Fakültesini bitirmiş, fakat Eczane açacak parası yok.Girmişbir Eczaneye : 
-Beyefendi sizde soğan var mı? 
Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma sorularlageliyormuş.Birgün Eczacı Temel'e: 
-Kardeşim senin derdin ne? demiş. 
-Burayı bana sat. 
Eczacı kurtulmak için eczaneyi satmış,  birkaç gün sonra Eczaneyisatan adam içeri girmiş, Temel'e: 
-Sizde soğan varmı? demiş... 
Temel adama: 
"Bizde soğan var ama senin reçeten var mı?"demiş....


REFLEKS 
Temel sosyetik bayan arkadaşı ile geziyordu.Ayağı kayan bayan yeredüşüp, etekleri açılır.Bayan çevik bir hareketle ayağa kalkar ve Temel'e: 
-Nasıl? der.Refleksimi gördün mü? 
Temel gülerek : 
-Uyyy, der.Siz oğa refleks mi deyisiniz?


SANA NE? 
Temel genç yaşta evlenir, karısı ile bir çocuğunu bırakarak gurbeteçıkar.On-onbeş sene dolaştıktan sonra... 
-Hele bir sılaya varayım, der. 
Evine geldiği zaman karısı ile birlikte üç çocuk bulur.En küçüğü önündekikaptan yoğurt yiyor yabancı yabancı bakıyordu. 
-Yahu karucuğum.Bunlar da kim? 
Karısı : 
-Yahu der şu büyüğü ilk çocuğun değil mi?Ne çabuk unuttun! 
-Ya öteki? 
-O da ana rahminde idi, sen gittikten sonra doğdu. 
-Ya diğeri? 
-Canım, zaten onun da sana buba dediği yok ki, oturmuş yoğurduğnuyiyi! 

GERİ DÖN



NASREDDİN HOCA FIKRALARI
ALLAH BİLİYOR
Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı onabayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeğidişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış.Ev sahibinin gözüyerinden oynamış : 
-Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır,demiş. 
Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve : 
-Kimin içinin  sıyrıldığını Allah biliyor, demiş.



AKLIN VARSA GÖLE KOŞ
Hoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evinegötürürken : 
-Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı? diye düşünür ve şeytanauyarak çakmağını çakar ve alevi çalı çırpıya dokundurur.Aralarında kurularıda bulunan çalı çırpı hemen alev alır.Eşekte bir korku, bir telaş, huzursuzlukturbaşlar.Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmağa başlar.Hoca da arkasındanolanca gücüyle bağırır : 
-Aklın varsa göle koş!


ATEŞ DÜŞTÜĞÜ ZAMAN
Nasreddin Hoca'nın evine tüccar  arkadaşı misafir olmuş.Hoca onamantı pişirip getirmiş.Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atıncaboğazı yanmış.Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğrudikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş: 
-Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız.  
Hoca hemen : 
-Boğazıma ateş düştüğü zaman, demiş.


BEN UYUYORUM
Bir gün Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handakalmış.Gece yarısı arkadaşı sormuş : 
-Hocam, uyudunuz mu?  
-Buyurun birşey mi var?  
-Biraz borç para isteyeyim demiştim.  
Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp : 
-Ben uyuyorum! demiş.


BU NASIL NAMAZ
Nasreddin Hoca abdest alırken, bir ayağına su yetmemiş.Namaz kılarkende bir ayağını yukarı kaldırarak namaz kılmış.Bunu gören cami cemaati : 
-Hocam bu nasıl namaz? diye sormuş. 
Nasreddin Hoca : 
-Bir ayağı abdestsiz namaz, diye cevap vermiş.


CENNET DOLUP TAŞMIŞ
Bir gün padişah Nasreddin Hoca'dan sormuş : 
-Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, söylebakayım? demiş. 
Hoca padişahtan korkmadan : 
-Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş. 
Padişahın sinirden sakalları titremiş. 
Bu durumu gören Hoca : 
-Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektimfakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla ölen suçsuz kişilerden cennetdolup taşmış.Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim,demiş.


DAVETİYE
Nasreddin Hoca'nın komşusu evlenirken Hoca'dan davetiye dağıtmasınıistemiş.Hoca şehirde kendini beğenmiş olarak ün kazanan bir zenginin davetiyesinivermeye gitmiş.Hoca'yı gören zengin sinirinden : 
-Davetiyeleri dağıtmaya iyi bir insan bulamamışlar mı? demiş. 
Nasreddin Hoca : 
-İyi insanlar da vardı, ama onlar iyi insanların davetiyelerinivermeye gitti, diye cevap vermiş.

GERİ DÖN



NASREDDİN HOCA FIKRALARI-2
DEVA
Nasreddin Hoca pazara giderken mahalleden şakacı biri yanına gelip: 
-Efendim akşam uyurken fare ağzıma kaçtı.Bunun çaresi nedir?  
-Çaresi kolay demiş Nasreddin Hoca, acıkmış bir kediyi ağzınızasokup yutun! 


EŞEK-KADI
Nasreddin Hoca eşeğini kaybetmiş ve aramaya  başlamış.Bir tanıdığıona şaka yapıp : 
-Hocam duyduğuma göre eşeğiniz falan şehire kadı olmuş, demiş. 
Hoca hemen : 
-Ben de öyle olmuştur diye düşünüyordum.Ne zaman kadılardan sözetsem, dikkatle dinlerdi. 


HOCA'NIN ŞAİRLİĞİ TUTUNCA
Bir gece Hoca, birdenbire uyanır; mışıl mışıl uyuyan karısını dürter: 
-Kalk, çabuk şu mumu yak, aklıma bir şiir geldi, hemen yazıvereyim!  
Deyince, karısı kalkıp mumu yakar, diviti ve kağıdı Hoca'nın önünekoyar.Hoca, çabuk çabuk birşeyler yazdıktan sonra yatmak üzereyken karısımerakla sorar : 
-Efendi, şu yazdığını oku bakalım bana! 
Hoca nazlanmadan yazdığı şiiri okur : 
-Yeşil yaprak arasında kara tavuk kızıl burnu!... 


KADININ AHBABI
Bir gün Nasreddin Hoca eşeği ile giderken kadıya rastlamış.Kadı hocaylaalay edip : 
-Hocam, iki kardeş nereye gidiyorsunuz? diye sormuş. 
-Evet efendim, kardeşiniz "canım sıkıldı bir ahbabın evine götürün"dedi de onu sizin eve götürüyorum.Size rastladık yolumuz kısaldı, diyecevap vermiş Nasreddin Hoca.


PERDEYİ BEN BULDUM
Bir ahbap topluluğunda Hoca'nın eline iş olsun diye, bir saz tutturmuşlar: 
-Hadi bize güzel bir şeyler çal da dinleyelim!  demişler. 
Hoca, sazı eline alınca mızrabı bir aşağı bir yukarı teller üzerinderastgele dolaştırmaya ve böylece tuhaf tuhaf sesler, gıcırtılar çıkarmayabaşlamış : 
-Ama Hoca demişler, saz dediğin böyle mi çalınır?Perdeler üzerindeusuliyle gezinmek gerek... 
Hoca, elindeki sazı dımbırdatmayı sürdürürken : 
-Onlar perdeyi bulamazlar, aramak için gezinip dururlar.Ben buldumişte.Niçin boşu boşuna gezinip durayım, demiş.


SAHİBİNE VERİRİM
Nasreddin Hoca fakirlikten Kurban Bayramı'nda kurban kesememiş.Bayramnamazından dönerken sokakta bir keçi görmüş, hemen yakalayıp kurban edipyemiş.Bunu öğrenen komşusu Nasreddin Hoca'ya : 
-Hocam kıyamet günü keçi için sorguya çekileceksiniz, o zaman nediyeceksiniz? demiş. 
Hoca : 
-İnkar ederim, demiş. 
-İnkar edemezsiniz, kıyamet günü keçi dirilip tanıklık edecek.  
-Öyleyse daha iyi, demiş Hoca.Kıyamet günü keçi dirilip gelsehemen yakalayıp sahibine geri verip bu dertten kurtulurum. 


TURNA AYAĞI
Hoca güzel bir Turnayı kızartıp tepsiye koyar ve Timur'a götürmeküzere yola koyulur.Ancak tepsiden gelen mis gibi kokular Hoca'nın ağzınısulandırır.Bir ağacın altına oturup Turna'nın bir budunu koparır yer. 
Timur, Hoca'nın getirdiği Turna'nın tek ayaklı olduğunu anlayınca: 
-Bu Turna'nın bir budu nerede Hoca?...diye sorar. 
Hoca hemen yanıtlar : 
-Bizim köyün Turnaları tek bacaklı olur da.. 
Timur inanmaz, gözüyle görmek ister.Kalkıp Hoca ile birlikte gölkenarına giderler.Gölde Turnalar tek ayakları üzerinde durduklarından Hocakeyifli keyifli söylenir : 
-İşte devletlüm gözünüzle görünüz... 
Timur, Hoca'ya döner : 
-Al şu oku at, birini vur... emrini verir. 
Hoca çaresizlik içinde ok atar.Turnalar birden öteki ayaklarınıda çıkarıp kaçmaya başlarlar. 
Timur : 
-Gördün mü Hoca, hepsi de iki ayaklıymış... 
Hoca lafın altında kalır mı? : 
-Aman Sultanım, sizde sıkıyı görseniz iki ayağınızla kaçmaz mısınız?

GERİ DÖN