www.Cikolata.de -
AnaSayfa - Home - Hauptseite

RIFAT ILGAZ (1911 - 1993)

AYDIN MISIN

Kilim gibi dokumada mutsuzlugu
    Gidip gelen kara kuslar havada
    Saflar tutulmus top sesleri gerilerden
    Tabaninda depremi kara güllelerin
    Duymuyor musun
    
    Kaldir basini kan uykulardan
    Böyle yürek böyle atardamar
    Atmaz olsun
    Ses ol isik ol yumruk ol
    Karayeller basina indirmeden çatini
    Sel sulari bastigin topragi dönüm dönüm
    Alip götürmeden büyük denizlere
    Çabuk ol
    
    Tam çagi ise baslamanin dogan günle
    Bul içine tükürdügün kitaplari yeniden
    Her satirinda buram buram alin teri
    Her sayfasi günlük güneslik
    Utanma suçun tümü senin degil
    Yirt otuzunda aldigin diplomayi
    Alfabelik çocuk ol
    Yollar kesilmis alanlar sarilmis
    Tel örgüler çevirmis yöreni
    Firil firil alici kuslar tepende
    Benden geçti mi demek istiyorsun
    Aç iki kolunu iki yanina
    Korkuluk ol
    

TÜRKÇEMIZ
Annenden ögrendiginle yetinme
    Çocugum,Türkce'ni gelistir.
    Dilimiz öylesine güzel ki
    Durgun göllerimizce duru,
    Akar sularimizca coskulu...
    Ne var ki çocugum,
    Güzellik de bakim ister!
     
    Once türkülerimizi ögren,
    Seni büyüten ninnilerimizi belle,
    Gidenlere yakilan agitlari...
    Her sözün en güzeli Türkçemizde,
    Diline takilanlari ayikla,
    Yabanci sözcükleri at!
     
    Bak, devrim,ne güzel!
    Baris,ne güzel!
    Dayanisma, özgürlük...
    Hele bagimsizlik!
    En güzeli,sevgi!
    Sev Türkçeni, çocugum,
    Dilini sevenleri sev!


GEÇ AZIZIM GEÇ
  Biz de yasariz azizim,
    Yasamaya gelince, biz de yasariz ama,
    Olmuyor cebimizden kattigimizla eglenmek,
    Gönlümüzden katalim,
    Varlikli kisileriz neseden yana.
    Pazarimiz hos mu geçecek,
    Sart degil Büyükada, Heybeli;
    Çok bile gelir kayigi Hristo'nun: 
    Sekiz arsin iki karis,
    Kiz gibi Cibali yapisi.
    Bir isaretimize bakar
    Çikmazsa baligi alesta, 
    Aylardan temmuz, günlerden pazar;
    Yenikapi açiklarindayiz...
    Birakin Hasan geçsin kürege,
    Utandirmaz bu kollar sahibini.
    Kabarmaz bu avuçlar
    On ikisinden beri nasirlidir.
    Fazla külfet istemez,
    Bol sigaramiz olsun,
    Köfte, ekmek, domates yeter.
    Karimiz, sevgilimiz yanimizda
    Basaltinda sarap testisi...
    Dedik ya bugün pazar
    Belki genç arkadasi
    "Ilk defa günese çikardilar",
    Isteriz bütün dostlar aramizda olsun;
    Kiminin Hanya'dan gelir selami,
    Kiminin Konya'dan
    Sandalimiz genis degil, ne çare,
    Gönlümüz kadar.
    Ne yapalim bol sarabimiz var ya,
    Onlarin sagligina içecek;
    Gün ola harman ola!..
    Anlariz biz de bu islerden,
    Elimiz degdi de oksamadik mi,
    Su "pür hayal" saçlari ?
    Kim istemez "yâr"i uyutmasini "sine" de
    Batan güne karsi,
    "Bâde" içmesini "Yâr eli"nden?
    Gözü kör olsun felegin,
    Gelecekten umudumuzu kesmedik,
    Içimiz öylesine ferah...
    Son kadehlere dogru sorsun,
    Sesi en güzelimiz bizden:
    "Gam, keder ne imis?"
    Yontulmamis sesimizle cevabi hazir:
    "Geç azizim, geç!"


IÇIMIZDEN BIRI
Eli degnek tutar tutmaz
    Çoban oldu;
    Sardilar sirtina bazlamayi
    Onalti yil güne verdi karnini,
    Onalti yil koyun güttü, kavalsiz
    Insanlardan agayi tanir,
    Adini bilmez sorarsan,
    Hayvanlardan Karabas'i
    Günü yetti, biyigi bitti,
    Okundu künyesi,
    Gitti, davulsuz zurnasiz.


ÇOCUKLARIM
Sizi yoklama defterinden ögrenmedim
    Haylaz çocuklarim
    Sinifin en devamsizini
    Bir sinema dönüsü tanidim
    Koltugunda satilmamis gazeteler
    Dumanli bir salonda
    Kendime göre karsilarken aksami
    Nane sekeri uzatti en tembeliniz
    Götürmek istedi küfesinde
    Elimdeki ispanak demetini
    En dalgini sinifin
    Çogunuz semtine ugramaz oldu okulun
    Palto ayakkabi yüzünden
    Kiminiz limon satar Balikpazari'nda
    Kiminiz Tahtakale'de çaycilik eder
    Biz inceleyeduralim aç tavuk hesabi
    Tereyagindaki vitamini
    Kalorisini taze yumurtanin
    Karsilikli neler ögrenmedik sinifta
    Çevresini ölçtük dünyanin
    Hesapladik yildizlarin uzakligini
    Orta Asya'dan konustuk
    Laf kitliginda
    Birlikte neler düsünmedik
    Burnumuzun dibindekini görmeden
    Bulutlara mi karismadik
    Güz rüzgarlarinda dökülmüs
    Hasta yapraklara mi üzülmedik
    Serçelere mi acimadik kis günlerinde
    Kendimizi unutarak