www.Cikolata.de - |
"Asagida
anlatilanlar Wall Street Journal tarafindan yayinlanmis gerçek
hikayelerdir."
1. Compaq
"Press any key" komutunu "Press return key"
şekline dönüştürmeyi düşünüyor. Neden? "Any"
tuşu nerede sorusuna cevap vermekten baygınlık gelmiş. 2. Bir
müşteri, üzerinde "toz koruyucu" olduğunda fareyi
kullanmakta güçlük çektiğinden dert yanmış. Toz koruyucu
dediğinin farenin plastik paketi olduğu ortaya çıkmış. 3.
Disklerinin hatalı olduğunu savunan müşteriye "diskleri
satıcıya yollayın" denmiş. Satıcının eline geçen
mektuptan disklerin fotokopileri çıkmış. 4. Dell
şirketinin bir müşterisi bilgisayarının faks çekememesinden
şikayet etmiş. 40 dakikalık bir telefon görüşmesi sonucunda
adamın kağıdı monitöre dayayıp "Gönder" tuşuna
bastığı ortaya çıkmış. 5. Bir IBM
müşterisi dökümanı yazıcıya aktaramadığından şikayet
etmiş. "Bilgisayar yazıcıyı görüyor mu?" sorusuna
karşılık "Ekranı yazıcıya doğru çevirdim ama hala
görmüyor" cevabını vermiş. 6. Yeni
aldığım bilgisayar çalışmıyor diye Dell firmasını arayan
kadın sürekli "Ayak pedalına basıyorum basıyorum
makinadan hiç ses gelmiyor" demiş. Ayak pedalı dediğinin
fare oldugu ortaya çıkmış. 7. Novell
Netware'in ünlü hikayesi: NetWare: Buyrun SysOp. Adam:
Bilgisayarın kahve taşıyıcıs kırıldı. Garanti
kapsamındayım, ne yapmam lazım? Netware: Kahve taşıyıcı
mı? Adam: Evet bilgisayarın önündeki! Netware: Pardon
anlamakta güçlük şekiyorum. Bu kahve taşıyıcıyı nereden
aldınız. Promosyon falan mı? Üzerinde bir marka var mı?
Adam: Bilgisayarla birlikte geldi. Promosyon olup olmadığını
bilmiyorum. Üzerinde 4X yazıyor. 8. Bir IBM
müşterisi:" İlk disketi sürdüm. İkincisini sürerken
çok zorlandım. Üçüncüsü asla içeri girmiyor." BILL GATES VE VOLKSWAGEN (YAZI 2)
Bill
Gates, ComPex bilgisayar fuarını gezdikten sonra bir açıklama
yapıyor ve buyuruyor: "Volkswagen( VW) kendi teknolojisini
eğer bilgisayar endüstrisi kadar geliştirmiş olsaydı, şu
anda 25 dolarlık otomobiller bir depo benzinle 1000 kilometre
gidiyor olurdu." Volkswagen Bill Gates 'in bu örneği
vermesinden sonra bir basın açıklaması yaptı... "VW
teknolojisi Microsoft teknolojisi gibi olsaydı otomobiller
söyle olurdu: 1-Ortada
hiç bir neden yokken otomobiller günde en az iki kere stop
ederdi. 2-Yol
çizgileri her yeniden boyandıgında yeni bir otomobil almak
zorunda kalırdınız. 3-Otoyolda
giderken birdenbire otomobilin bütün göstergeleri kilitlenir
ve sizin bunu kabullenip arabayı baştan çalıştırmanız
gerekirdi. 4-Bazen
sağa dönüş gibi basit bir manevra, arabanın tamamen stop
etmesine neden olur ve bu durumda motoru tekrar yüklemeniz
gerekirdi. 5-Macintosh
güneş enejisiyle çalışan daha güvenli, çok daha süratli
bir otomobil yapar ancak bu araba mevcut yolların sadece yüzde
beşinde gidebilirdi. 6-Yağ,
hararet ve akü ikaz ışıklarının hepsi ortadan kalkar ve tek
bir "Genel Koruma Hatası" sinyali olurdu. 7-Yeni
koltuklar herkesin aynı boy ve ağırlıkta olmasını
gerektirirdi. 8-Hava
yastıkları açılmadan evvel "Emin misiniz" diye
sorardı. 9-Bazen
araba durup duruken kilitlenir ve aynı anda kapı kilidini
açıp marşa basıp bir elle de anteni tutmadıkça blokaj
çözülmezdi. (Ctrl+Alt+Delete) 10-VW her
yeni model otomobili piyasaya çıkardığında müşterilerin
araba kullanmayı baştan öğrenmeleri gerekirdi." Müsteri herzaman haklimi?
Tüketici haklari konusunda Müsteri her zaman hakli mi? sorusunu
irdelerken çesitli
ülkelerdeki mahkemelik olaylari arastirmislar ve bulduklari
belgelerden birisi.
Olay gerçek...
WorldPerfect (Bilmeyenler için yaziyorum, bilgisayari -elektrikli-
daktilo gibi yapan bir
programin yapimcisi)...
Bu Sirketin müsteriye yardim hattinda banda alinmis bir telefon
konusmasini okuyacaksiniz.
Bu konusma sonrasi WorldPerfect gorevlisi isinden kovuluyor.
Kovulan gorevli WorldPerfecti kendisini "Gerekçesiz" isten çikardigi
için mahkemeye veriyor.
Iste bu konusmanin desifresi.
-WorldPerfect yardim hatti, buyrun, nasil yardimci olabilirim.
-WorldPerfect`te bir sorun oldu.
-Nasil bir sorun?
-Yazi yaziyordum, birden bütün kelimeler gitti.
-Gitti mi?
-Yokoldu!
-Ekranda su anda ne görüyorsunuz?
-Hic bir sey.
-Hic bir sey mi?
-Yazdigim hiç bir şey ekrana çikmiyor.
-Hala WorldPerfect programinda misiniz yoksa programdan çikitiniz mi?
-Bunu nereden bileyim.
-Ekranda bir "C" harfi görüyormusunuz?
-Bir "hece" mi..
-Bosverin. Ekranda yanip sönen bir çizgi var mi?
-Söyledim ya hiç bir sey yazmiyor.
-Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
-Monitor ne?
-Ekrani olan yer, televizyon gibi... Çalistiginizi gösteren kücük bir
lamba var mi?
-Bilmiyorum.
-Monitorün arkasina bakin, oraya bir elektrik kablosu giriyor olmasi
lazim. Görebiliyor musunuz?
-Evet.
-Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektrige baglimi bana soyleyin.
-Bagli.
-Harika. Monitorün arkasina bakinca bagli olan tek kablo mu gördünüz,
yoksa iki tane mi?
-Görmedim.
-Tekrar bakar misiniz, ikinci bir kablonunda bagli olmasi lazim.
-Evet buldum.
-Tamam, simdi onu takip edin bilgisayara bagli mi diye bakin.
-Kabloya ulasamiyorum.
-Ulasmayin, bagli mi diye bakabilir misiniz?
-Olmuyor.
-Bir seyden destek alip egilip bilgisayarin arkasina baksaniz...
-Egilmek dert degil, karanlik oldugu için bakamiyorum.
-Karanlik?
-Ofisin isiklari kapali, pencereden gelen isik yetmiyor.
-Ofisin isiklarini yakin.
-Yanmaz.
-Neden?
-Elektrikler kesik.
-Elektrikler mi kesik. Tanrim..! (kisa bir sessizlik) Bilgisayarin
kutusu, kitaplari herseyi
duruyor mu?
-Evet dolapta.
-Simdi bilgisayari sökün, aynen aldiginizdaki gibi paketleyin ve
aldiginiz dükkana iade edin.
-Durum bu kadar kötü mü?
-Korkarim öyle!
-Peki tamam. Onlara ne diyecegim?
-"Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalim" diyeceksiniz...