www.Cikolata.de -
AnaSayfa - Home - Hauptseite

Attila Ilhan(1925 - )

BELA ÇIÇEGI

alsancak gari'na devrildiler
gece garin saati bela çiçegi
hiçbir seyin farkinda degildiler
kalles bir titreme aldi erkegi
elleri yirtilmisti kelepçeliydiler
çantasini karisi tasiyordu

hiç kimse tanimiyordu kimdiler
gece garin saati bela çiçegi
üçüncü mevki bir vagona bindiler
anlasildi erkegin gidecegi
bir seyden vazgeçmis gibiydiler
bir türlü karisina bakamiyordu

ayaküstü birer bafra içtiler
gece garin saati bela çiçegi
simdiden bir yalnizlik içindeydiler
karanlik gelmisi gelecegi
birdenbire sapsari kesildiler
vagonlar usul usul kimildiyordu

BEN SANA MECBURUM
ben sana mecburum bilemezsin
adini mih gibi aklimda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle isitiyorum

agaçlar sonbahara hazirlaniyor
bu sehir o eski Istanbul mudur
karanlikta bulutlar parçalaniyor
sokak lambalari birden yaniyor
kaldirimlarda yagmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir aksamüstü ansizin yorulur
tutsak ustura agzinda yasamaktan
kimi zaman ellerini kirar tutkusu
birkaç hayat çikarir yasamasindan
hangi kapiyi çalsa kimi zaman
arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çaliyor
eski zamanlardan bir cuma çaliyor
durup köse basinda deliksiz dinlesem
sana kullanilmamis bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalaniyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran'da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir sileb siziyor issiz gözlerinden
belki Yesilköy'de uçaga biniyorsun
bütün islanmissin tüylerin ürperiyor
belki körsün kirilmissin telas içindesin
kötü rüzgar saçlarini götürüyor

ne vakit bir yasamak düsünsem
bu kurtlar sofrasinda belki zor
ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yasamak düsünsem
sus deyip adinla basliyorum
içimsira kimildiyor gizli denizlerin
hayir baska türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin.


BÖYLE BIR SEVMEK
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
yagmur giyerlerdi sonbaharla bir
azicik oksasam sanki çocuktular
biraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemistir

hayir sanmayin ki beni unuttular
hala arasira mektuplari gelir
gerçek degildiler birer umuttular
eski bir sarki belki bir siir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemistir

yalnizliklarimda elimden tuttular
uzak fisiltilari içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular simdi kimbilir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemistir.


ELDE VAR HÜZÜN
söylesir
evvelce biz bu tenhalarda
                ziyade gülüsürdük
pir pir yaldizlanirdi kanatlari kahkaha kuslarinin
ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler
    zamanlar degisti
             ayrilik girdi araya
                         hicrana düstük bugün
ah nerde gençligimiz
sahilde savruluslari basibos dalgalarin
yeri gögü çinlatan tumturakli gazeller
                         elde var hüzün

o sehrayin fakat çikar mi akildan
çarkifeleklerin renk renk geceye dagilmasi
sirilsiklam asik incesaz
       kadehlerin mehtaba kaldirilmasi
                adeta dügün
hayat zamanda iz birakmaz
bir bosluga düsersin bir bosluktan
birikip yeniden siçramak için
                          elde var hüzün


NASIL BIR SEVDAYSA...
Ay çok mu gecikti nerdeyse çikar
Sen yalnizligima varir varmaz
Az sonra yagmuru durduracaklar
Rüzgari degistirdim
Ustura agzi poyraz
Yok canim yildizlari unutmadik
Mutlaka yerlerinde bulunacaklar
Kenari yaldizli mavi bir karanlik
Sütlü çiplakligini örtecek kadar
Senin için oldugu asla bilinmeyecek
Yapraklarini birden dökecek dutlar
Safak sökerken sekiz on kadar simsek
Balkonda islemeli müstesna bulutlar
Ayak bastigin an sehir de degisebilir
Yoksa Moskova'mi
Belki Berlin belki Dakar
Belki 30'lardan mehtap yorgunlugu Izmir
Körfez'de serefine donatilmis vapurlar
Nerede ne zaman kaç kere yasadik
Nasil bir sevdaysa eskitememis yillar
Bitirdigimiz herseye yeniden basladik
Dudaklarimizda birbirimizden misralar