www.Cikolata.de -
AnaSayfa - Home - Hauptseite

Orhan Veli Kanik (1914, Istanbul - November 14, 1950, Istanbul)

YASAMAK

I

	Biliyorum, kolay degil yasamak,
	Gonul verip turku soylemek yar ustune;
	Yildiz isiginda dolasip geceleri,
	Gunduzleri gun isiginda isinmak;
	Soyle bir firsat bulup yarim gun,
	Yan gelebilmek Camlica tepesine...
	-Bin turlu mavi akar Bogaz'dan-
	Her seyi unutabilmek maviler icinde.

	II

	Biliyorum, kolay degil yasamak;
	Ama iste
	Bir olunun hala yatagi sicak,
	Birinin saati isliyor kolunda.
	Yasamak kolay degil ya kardesler,
	Olmek de degil;

	Kolay degil bu dunyadan ayrilmak.

				Orhan Veli KANIK

				(Aile, Nisan 1951, Sayi 17)



GÜNES
Ah aydinliklardan uzaktayim
    Kafamda o dagilmayan sükûn.
    Ölmedim lâkin, yasamaktayim
    Dinle bak: vurmada nabzi ruhun.
    
    Yarasalar duyurmada bana
    Kanatlarinin ihtizazini.
    Simdi hep korkular benden yana 
    Bekliyor sular, açmis agzini.
    
    Ah aydinliklardan uzaktayim
    Kafamda dagilmayan sükûn.
    Ölmedim lâkin, yasamaktayim
    Dinle bak vurmada nabzi ruhun.
    
    Siyah ufuklarin arkasinda 
    Seslerle çiçeklenmede bahar
    Ve muhayyilemin havasinda
    En güzel zamanin renkleri var.
    
    Ölmedim hâlâ.. yasamaktayim.
    Dinle bak: vurmada nabzi ruhun!
    Ah aydinliklardan uzaktayim
    Kafamda o dagilmayan sükûn.
    
    Ruhum ölüm rüzgarlarina es,
    Isik yok gecemde, gündüzümde.
    Gözlerim görmüyor... lâkin günes
    O her zaman, her zaman yüzümde.
    

ODAMDA
Ben miyim bu seylerin sahibi?
     Kafamda bir çocuk var, meraksiz.
     Iç âlemim oyuncaktan farksiz;
     Odam, içime bir ayna gibi.
     
     Bir isik oyunu var tavanda
     Gölgeler seslerle birlesiyor
     Ve bir karga beynimi desiyor
     Azaplar kemirdigim bu anda.
     
     Kardesini öldürüyor Kaabil,
     Içimde bir yalnizlik duygusu,
     Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
     Sikinti ile geçilen sahil.
     
     Baglaniyor bir iple, bir sürü
     Düsünce köyleri birbirine,
     Çöküyor her seyin üzerine
     Hülyam boyunca kurdugum köprü.
     
     Ve doluyor sessiz, ordularim,
     Durmadan dinlenmeden odama.
     Urbam içinde yatan adama 
     Hayretle bakiyor dört duvarim.
     
     Kardesini öldürüyor Kaabil,
     Içimde bir yalnizlik duygusu,
     Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
     Sikinti ile geçilen sahil.
     
     Ve delirmenin tatli vehmini
     Sessizlik odama dolduruyor.
     Kargam hâlâ basimda duruyor
     Bulmak'çün beynin cehennemini.
          
     Düsüp yatagin dalgalarina
     Günlerce sürüyor bu yolculuk.
     Durmadan akitiyor bir oluk
     Korkuyu sükütun mezarina.
     
     Kardesini öldürüyor Kaabil,
     Içimde bir yalnizlik duygusu,
     Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
     Sikinti ile geçilen sahil.
          
     Dünyaya tek gelen insan gibi
     Atiliyorum bir Hint dagina.
     Giriyor kafamin darligina
     Kimsesiz dünyalarin sahibi
     
     Gidip gidip gelmede ayni his 
     Iskeleye ulasmiyor çima
     Dikiliyor ansizin karsima
     Boynum kalinligindaki ceviz.
     
     Kardesini öldürüyor Kaabil,
     Içimde bir yalnizlik duygusu,
     Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
     Sikinti ile geçilen sahil.

DALGACI MAHMUT
Isim gucum budur benim,
Gokyuzunu boyarim her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanir bakarsiniz ki mavi.

Deniz yirtilir kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.

Dalga gecerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir bas dusunurum basimda,
Bir mide dusunurum midemde,
Bir ayak dusunurum ayagimda,
Ne haltedecegimi bilemem.


ISTANBUL'U DINLIYORUM
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali
Once hafiften bir ruzgar esiyor;
Yavas yavas sallaniyor
Yapraklar, agaclarda;
Uzaklarda, cok uzaklarda,
Sucularin hic durmayan cingiraklari
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Kuslar geciyor, derken;
Yukseklerden, suru suru, ciglik ciglik.
Aglar cekiliyor dalyanlarda;
Bir kadinin suya degiyor ayaklari;
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Serin serin Kapalicarsi
Civil civil Mahmutpasa
Guvercin dolu avlular
Cekic sesleri geliyor doklardan
Guzelim bahar ruzgarinda ter kokulari;
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Basimda eski alemlerin sarhoslugu
Los kayikhaneleriyle bir yali;
Dinmis lodoslarin ugultusu icinde
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Bir yosma geciyor kaldirimdan;
Kufurler, sarkilar, turkuler, laf atmalar.
Birsey dusuyor elinden yere;
Bir gul olmali;
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Bir kus cirpiniyor eteklerinde;
Alnin sicak mi, degil mi, biliyorum;
Dudaklarin islak mi, degil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doguyor fistiklarin arkasindan
Kalbinin vurusundan anliyorum;
Istanbul'u dinliyorum.