Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?
Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve
ifade vermek zorunda değildir. Ancak,
ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis tarafından
yapılacak davete uyması zorunludur.
Bu davete uymayanlar hakkında, polisin verdiği
emre uymamaktan dolayı işlem
yapılabilir.
Polise ifade vermeye mecbur olmayan tanık, savcıya
ve hakime ifade vermek
zorundadır. Tanık çağrılıp da, mazeretsiz gelmediği
taktirde zorla getirilir. Yemin
etmekten veya tanıklıktan kaçınan kişi, para
cezasına veya altı ayı geçmemek üzere
hapis cezasına mahkum edilebilir.
Yurttaşların, suç işleyen kişileri yakalama yetkisi var mıdır?
Henüz işlenmekte olan suça rastlanırsa, şahsın
kaçması kuşkusu varsa, herkes
yakalayabilir. Bir de işlenen suçtan hemen sonra
takip edilerek, az evvel suç işlediğini
gösteren izlerle bulunursa herkesin yakalama
yetkisi vardır. Bu haller dışında, bu yetki
ortadan kalkar.
Tutukluları kimler ziyaret edebilir?
Olağan dönemlerde tutuklu ve hükümlüleri; eşi,
anası, babası, çocukları, torunları,
büyükbabası, büyükannesi, kardeşleri, teyzesi,
halası, amcası, dayısı, kayınpederi,
kayınvalidesi, vasisi, vekili, avukatı, kayyımı,
gelini, damadı, baldızı, kayınbiraderi,
görümcesi, bacanağı, eltisi, kardeşinin çocukları
ziyaret edebilir. Belirli zamanlar
dışında cumhuriyet savcısının özel izniyle yakınları
dışında ilgili olan kişiler de görüşme
yapabilir.
Güvenlik güçleri konut ve işyerlerinde hangi şartlarda arama yapabilirler?
Konut dokunulmazlığı Anayasa’ca korunan temel
insan haklarındandır. Anayasa’nın
21.md.sinde “ Usulüne göre verilmiş hakim kararı
olmadıkça; gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan
merciin emri bulunmadıkça kimsenin
konutuna girilemeyeceği ve arama yapılamayacağı
ve buradaki eşyaya el
konulamayacağı “ belirtilmiştir.
Ceza Usul Yasasına göre kolluk güçlerinin yapacağı
ev ve işyeri aramalarının, biçim
ve yöntemi düzenlenmiştir ve aramaya karar yetkisi
yalnızca hakimindir.
Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde,
cumhuriyet savcısının emriyle güvenlik
güçlerinde arama yapılabileceği düzenlenmiştir.
Güvenlik güçlerinin hakim kararı veya
savcının yazılı emri olmadıkça, konuta veya
işyerine girme ve arama yetkisi
bulunmamaktadır.
Uygulamada ise güvenlik güçleri “muvafakatlı
(rızalı) ev arama tutanağı ”
düzenleyerek, yargı kararına ihtiyaç hissetmeden
konut ve işyerinde arama
yapabilmektedir. “Rızalı arama tutanakları”
yasaya karşı hile niteliğindedir.
Güvenlik görevlilerince kimlik sorulduğunda ne yapılmalıdır?
Kimlik bildirme, polisin görev yetkilerini belirleyen
yasayla düzenlenmiştir. Yasaya
göre polis suç işlenmesini önlemek veya işlenmiş
suçların faillerini ele geçirmek için
kimlik sorabilir.Kimliğini bir belge ile veya
polisçe tanınmış kişilerin tanıklığı ile ispat
edemeyenler ve gösterdikleri belgelerin doğruluğundan
şüphe edilen kişiler, aranan
kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya
gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar
yirmidört saati geçmemek koşulu ile gözaltına
alınabileceği belirtilmiştir.
Bu uygulamanın kötüye kullanılması halinde güvenlik
görevlilerinin cezai
sorumlulukları vardır.
Kimlik tesbiti için şüphelinin evine girilebilir mi?
Polis kimlik tespiti için konuta giremez. Kimlik
tesbiti için konuta girmek, CMUK’da
düzenlenen konutta arama hükümlerine tabidir.
Buna göre hakimin kararı veya
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de, cumhuriyet
savcısının yazılı emri gerekir.
Bekaret kontrolü yapılabilir mi ?
Hukukumuzda bekaret kontrolu konusunda özel bir
düzenleme yoktur. Ceza
Kanununun ilgili maddelerinde konu edilen “ırza
geçme” ve “kızlık bozma” suçlarının
kovuşturulması sırasında, mağdur tarafın genital
muayenesi Savcı veya yargıcın
kararıyla yapılabilmektedir. Bunun nedeni de
genital muayenenin bu tür suçlarda
temel delil niteliği taşımasıdır.
Bunun dışında hiç bir kişi veya kurumun, bir
kişiyi genital muayene ve bekaret
kontrolü için hekime sevk yetkisi olmadığı gibi,
hekiminde muayene yetkisi
bulunmamaktadır.
Cezaların infazında sahip olduğumuz haklar nelerdir ?
Cezaların infazında suçlunun kişiliği, mesleği
ve tüm özellikleri göz önüne alınarak ve
buna göre kapalı, yarı açık, ve açık olarak
nitelendirilen üç tür cezaevinden birine
gönderilmektedir.
Suçlu öncelikle kendisinin sosyal ve psikolojik
yönden incelenmesini, gözleme tabi
tutulmasını ve buna göre eğitim, öğrenim, cezaevinden
çıktıktan sonra iş
bulabilmesinin sağlanması ve iyi koşullarda
cezaevinde yaşamını sürdürebilmesini
istemek hakkı vardır.
Tutukevi veya cezaevinde gayri insani şartların
varlığına karşı gelme, kişi olarak insani
ihtiyaçlarının kısıtlanmadan karşılanmasını
cezaevi yönetimi ve savcılıktan isteme
hakkına sahiptir.
Hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi 60 günü geçmemesi
halinde suçlunun oturduğu
yerde (evinde) veya hafta sonlarında cezaevine
girip çıkma şeklinde , aynı şekilde
ceza süresinin dört ayı geçmemesi durumunda
geceleri cezaevine girerek infaz
uygulanabilmektedir.
Para cezalarının taksitle ödenmesi imkanı mahkuma tanınmış bir haktır.
Mahkumiyet süresini iyi halle geçirmiş kimse
mahkumiyet süresinin belirli bir kısmını
cezaevinin dışında geçirme hakkına sahiptir.
Bu süre verilen cezanın yarı oranına
kadar yaklaşmış durumdadır.
Tecil nedir,tecil edilmiş ceza ve dava konusu isteme etkisi nedir?
Tecil, kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaların
yerine konmuş bir hukuksal kurumdur.
Ertelemeden amaç ise, geçmişi temiz olmasına
karşın rastlantı sonucu suç işlemiş
kişinin cezasının infazı yerine, ona bir deneme
süresi tanıyarak bu yolla ıslah edip
topluma yeniden kazandırmaktır.
Adliye mahkemelerince para cazasından başka bir
ceza ile mahkum olmayan kimse,
işlediği bir suçtan dolayı ağır veya hafif,
para ve bir yıla kadar (bir yıl dahil) ağır hapis
veya iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis veya
hafif hapis cezalarından biri ile mahkum
olur ve geçmişteki hali ve suç işleme hususunda
eğilimine göre cezanın ertelenmesi
ileride suç işlemekten çekinmesine sebep olacağı
hakkında mahkemece kanaat
edinilirse, bu cezanın ertelenmesine hükmolunabilir.
Bu halde ertelemenin sebebi
hükme yazılır.
Ertelemenin “failin geçmişteki hali” ve “ileride
suç işlemekten çekinmesine neden
olacağı konusunda mahkemeye kanaat gelmesi”
durumunda uygulanması
öngörülmektedir.
Ertelemede suç değil, failin kişiliği ön plandadır.
Cezanın ertelenmesi durumunda hüküm tarihinden
itibaren beş yıl içinde yeni bir
cürümden ötürü herhangi bir ceza alınmadığı
takdirde, “ilk mahkumiyet yok kabul
edilir, kişi hiç ceza almamış sayılır”.
CMUK’un sağladığı haklar nelerdir?
CMUK ’un sanığa sağladığı temel hakların başında,
ceza soruşturmasının her
aşamasında, bir avukatın hukuki yardımından
yararlanabilmesi gelmektedir. Sanık
avukatı bulunmadığı takdirde, barodan avukat
tayin edilmesini de isteyebilir. Sorgu
avukat bulunmadan yapılamaz. l8 yaşından küçüklerin
sorgusunda sanığın rızası
aranmaksızın avukat bulunması zorunludur. Ayrıca
CMUK, sanığa sorguda “Susma
Hakkını” da tanımıştır.
CMUK’un sanığa sağladığı temel haklar, Devlet
Güvenlik Mahkemesi’nin görev
alanına giren suçlarda uygulanmamaktadır. Aslında
sorguda avukat bulundurulması ve
sanığın susma hakkı gibi usul kuralları, aynı
zamanda uluslarüstü İnsan Hakları
Hukukunun normları arasındadır.
CMUK’un getirdiği bu ayrımcı yaklaşım, temel
İnsan haklarından olan “Adil
Yargılama Hakkı”nın açık bir ihlalidir.