www.Cikolata.de -
AnaSayfa - Home - Hauptseite

Nazim Hikmet
(1902, Salonica - June 3, 1963, Moscow)

TURK KOYLUSU 

 O, topraktan ogrenip 
               kitapsiz bilendir. 
 Hoca Nasreddin gibi aglayan
             Bayburtlu Zihni gibi gulendir. 
 Ferhattir, 
     Keremdir 
        ve Keloglandir... 
 Yol gorunur onun garip serine, 
 analar, babalar umudu keser, 
 Kahbe felek ona eder oyunu 
 Carsambayi sel alir, 
 Bir yar sever, 
           el alir, 
 kanadi kirilir 
                collerde kalir, 
 olmeden mezara koyarlar onu. 
 O " Yunus-u bicaredir 
 Bastan ayaga yaredir", 
 agu icer su yerine. 
 Fakat bir kere dert anlayan dusmeyegorsun onlerine 
 ve bir kere vakit erisip 
                      " Gayrik yeter!..." 
                                  demesinler. 
 Bunu dediler mi, 
 " Israfil surunu urur, 
            mahlukat yerinde durur ", 
 topragin nabzi baslar 
                    onun nabizlarinda atmaga, 
 Ne kendi nesfini korur 
                      ne dusmani kayirir, 
 " Daglari yirtip ayirir, 
 kayalari kesip yol eyler abihayat akitmaga... " 

                               NAZIM  HIKMET 
                                  (1939)  
                           (Kuvayi Milliye'den)

HASRET
yuz yil oldu yuzunu gormeyeli
belini sarmayali
gozunun icinde durmayali
aklinin aydinligina sorular sormayali
dokunmayali sicakligina karninin.
yuz yildir bekler beni
                bir sehirde bir kadin.
ayni daldaydik ayni daldaydik
ayni daldan dusup ayrildik
aramizda yuz yillik zaman
                yol yuz yillik.
yuz yildir alaca karanlikta
                kosuyorum ardindan.

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU
Akrep gibisin kardesim,
korkak bir karanlik içindesin akrep gibi. Serçe gibisin kardesim,
serçenin telasi içindesin.
Midye gibisin kardesim,
midye gibi kapali rahat.
Ve sönmüs bir yanardag agzi gibi korkunçsun, kardesim.
Bir degil,
        bes degil,
                   yüz milyonlarlasin maalesef.
Koyun gibisin kardesim,
gocuklu celep kaldirinca sopasini
sürüye katiliverirsin hemen
ve adeta magrur, kosarsin salhaneye.
Dünyanin en tuhaf mahlukusun yani,
hani su derya icre olup
              deryayi bilmiyen baliktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
               senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eger ve hala sarabimizi vermek
için üzüm gibi eziliyorsak
                  kabahat senin,
                          -demege de dilim varmiyor ama-
                  kabahatin çogu senin, canim kardesim


VASIYET
Yoldaslar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtulustan önce yani,
alip götürün
Anadolu'da bi köy mezarligina gömün beni,

Hasan beyin vurdurdugu
                irgat Osman yatsin bir yanimda
ve çavdarin dibinde topraga çocuklayip
kirki çikmadan ölen sehit Ayse öbür yanimda.

Traktörle türküler geçsin alt basindan mezarligin 
seher aydinliginda taze insan, yanik benzin kokusu, 
tarlalar ortamali, kanallarda su,
ne kuraklik, ne candarma korkusu.
Biz bu türküleri elbette isitecek degiliz, 
topragin altinda yatar upuzun
çürür kara dallar gibi ölüler,
topragin altinda sagir, kör, dilsiz.
Ama bu türküleri söylemisim ben,
                  daha onlar düzülmeden
duymusum yanik benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.

Komsulara gelince,
sehit Ayse'yle irgat Osman,
çektiler büyük hasreti sagliklarinda
belki farkinda bile olmadan.

Yoldaslar, ölürsem o günden önce yani,
öylece gibi de görünüyor
Anadolu'da bir köy mezarligina gömün beni 
ve de uyarina gelirse
               tepemde bir de çinar olursa
               tas mas da istemez hani.

BUYUK INSANLIK
Buyuk insanlik gemide guverte yolcusu
                      tirende ucuncu mevki
                      sosede yayan
                      buyuk insanlik.

Buyuk insanlik sekizinde ise gider
                      yirmisinde evlenir
                      kirkinda olur
                      buyuk insanlik.

Ekmek buyuk insanliktan baska herkese yeter
                      pirinc de oyle
                      seker de oyle
                      kumas da oyle
                      kitap da oyle
           buyuk insanliktan baska herkese yeter

Buyuk insanligin topraginda golge yok
                      sokaginda fener
                      penceresinde cam
ama umudu var buyuk insanligin
                      umutsuz yasanmiyor.

                       1958
                       Nazim Hikmet
                       Yeni Siirler 6