www.Cikolata.de - |
SICAK SAKLAYIN GECELERIMI |
SUDA SEKEN HAYAT
bindokuzyüzaltmis dogumlular
yildiz kanatli birer kustular
dogru uçtular yanlis uçtular
bikmadan usanmadan uçtular
bindokuzyüzaltmis dogumlular
yildiz kanatli birer kustular
firtinalara bindi
atesi harlayan kanatlari
en acemi
ve en usta
gözlerimize degen gözleri
kaçamadigimiz yangin
karanlikta
suda seken tas
onlarin hayatidir
suda seken
yassi parlak tas
hayatimizin en dehset anidir
üç kere seker
bes kere seker
basi bulutlara deger
belki varamadi
karsi yakaya
varacak fakat
suda seken
hayat
|
BEKLEYIS
gül diyorum
yoksul acilarin gölgesinde
güllerin solsun istemiyorum
ay diyorum sonra
ay n'olur
bir vaktinde gecenin
yaralarin açsin istemiyorum
hangi sevda vurmus seni
hangi delikanli
gönlüne
salvo bakislarla...
soramam
zeytin karasi gözlerini
yoluma yatirma
dayanamam.
(Safak Türküsü - 1982)
|
INAT
sabahin köründe çikiyorsunuz evden
kaybedilmis savasin utanci
sabahin köründe
gölgeniz
kardesten ötesiniz belediye otobüslerinde
teriniz etiniz karisiyor birbirine
evin delisi gibi kaniksadiniz
kadiköy karaköy vapurundaki sinani
sirayla geçer uykulu gözlerinizden
isportacilar dilenciler martilar
ve en aptal uyumu dalganin
fakat
birdenbire bir mendirek gibi girer gögsünüze
denizde ölü bir balik olmak isteyen kadin
nanikçe bir sey var su intiharda
azbiraz mizah yani
geçer geçmez aklinizdan
oracikta
yüzünüzü donduran
inatla duruyorum isçikislarinda
ellerim gökyüzü kadar genis
hem kör hem topal
siz böyle nereye
Haziran 1988
|
GÖÇ
1
göçüyorlar
giysilerini onarmislar aksamdan
bir kavgadan bir kavgaya
sedir agaçlari altindan
göçüyorlar
ölülerini aralayarak siperlerden
kusatma altinda
beyaz bayrak bilmeden
göçüyorlar
sirt çantalari kavga yüklü
umutla ayiklanmis gözlerinde
çekincesiz aglayis
göçüyorlar
yalniz birakilmisligin alnina
çakarak filistin türküsünü
göçüyorlar
ayrilik dizilmis iki yana
dimdik ayakta
bir ülke gibi geçiyorlar aradan
göçüyorlar
öpüp agizlarindan karilarini
ve gögü kusatan ölüme
bir dizi güvercin uçurup tüfeklerinden
güle güle arkadas
kanarya mi saka mi
kafesindeki kus
ölüm degil ya ayrilik
nere gitsen bir agaç
gölge ve kus
2
filistinli kadinlar
bizim kadinlarimiza benzer biraz
iri dolgun gögüsleri
göçebe giysileri
bir kök gibi duyarli saglam
inadina dogurgan
savas kadinlari
analarimiz
çok çektiler
beyrut'a benziyor yüzleri
darmadagin
ama kadin
selviden ince çinardan yüce
bütün kadinlar gibi güzel analiklarini giyip
gözlerini upuzun yatirmislar göç yoluna
memelerinde yarinin insani
em bebegim
isit avuçlarini
isit
oynak tetigine tüfegin
3
göçüyorlar
bir kavgadan kavgaya
akdeniz'in kiyicigindan uzanip baksam
ve çigirsam ortak türkümüzü
selam ederler
bir bayrak gibi ellerini
güle güle arkadas
güle güle
türkiyeli sesim
türkiyeli elim
sizde kalsin
biçak keskini günler için
Haziran-Eylül 1982
|