|
www.Cikolata.de - Duygular, Sevgi ve Hayat |
|
|
Isimsiz Sevgiler
Bize sevmesini
öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler.Hep
bekletmeyi.,.hep ertelemeyi...bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini
ama hep uzakta olanı özledik,hiç dinmedi doyumsuzluğumuz,biz hep uzaktakini
sevdik sevgili...yanımızdakini değil,odamızın duvarının arkasındakini değil,birşeyler
paylaştığımızı değil,uzaklardakini,ulaşamadığımız kadar
uzaklardakini sevdik...Yanımızdakileri kırıp geçirdik,incitip üzdük de,
hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri...
Özlediğimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili. Sevmek bizim için sınırlarımızdan
hiç çıkmamaktı. Kendi sınırlarımızda sevmek hep kapana kısılmaktı.Bu
korku yüzünden hep karşımızdaki insanların sevgisini eksik bulduk,küçümsedik
onların sevgisini,yeni heyecanlar arama isteği vardı.Bir kişide takılı
kalmak ne kadar basit diyorduk. Gözümüz hep uçan kuşlardaydı.Yüksek dağların
en tepesinden bakıyorduk insanlara biz. Sorun bizdeydi sevgili. Sevgiye inançsız
olan bizdik...Bir insan bizi sevmeye başladığında,yenildiğinde
sevgimize;ondan uzaklaşır, nasıl da tiksinirdik sevgilerinden biz. Ama bizden
biraz uzaklaşmaya görsünler onları yana yakıla nasıl da arardık. Çünkü
biz sevilmeye alışmıştık, hatırlasana nasıl da ihtiyaç duyardık
seslerine, kokularına. Kaybolmuştuk dağıttığımız sevgilerde. Kim bizi
seviyordu, biz kimi seviyorduk. Sınırlar erir, karışırdı herşey. Öksüz
sahipsiz bir sevgimiz vardı ama onu kime vereceğimizi şaşırdık. İnanırlardı
bize,inanırlardı o öksüz, sahipsiz, başıboş sevgimize. Çünkü çevremizdeki
herkes o kadar hasretti ki sevgiye...Çünkü onlar da bizim gibi sınırlar içinde
büyümüşlerdi. açılamıyorlardı,kendilerini tanıyamadan çıkamazlardı,
sınırdan izinsiz çıkış yoktu bize,sevgiye geçit yoktu.Kaç zamandır
kendimizi kandırdık sevgili. Kimi sevenler şarkılarda yaşatır sevdiğini,kimi
eski cüzdanındaki eski, soluk bir resimde, kimi ise hayallerle süslediği sınırlı
dünyasında anlatacak çok şeyleri yoktur.Çok olan sadece çektikleri acılardır
sınırlı dünyalarında.Bunu bilirler sevgili,ama kıramazlar zincirleri.
Aşkı,sevmeyi,sevilmeyi kendimizi adamayı o kadar çok özlemişken,aynı
zamanda ikiyüzlülükte içimize işlemişti.Kendimden biliyorum,gözümüzde
hayatımızın zerre kadar önemi yoktu.Gerektiğinde hayatımızı hiçe
sayacak kadar kahraman ama bir o kadar da yalancı ve riyakardık sevgili.
Patlayıcı bir madde gibi taşırdık sevgileri.Kaygı dolu,ürküntü dolu bir
sır gibi taşırdık sevgileri.Okuduğumuz yoksulluk romanlarında,gözyaşlarıyla
seyrettiğimiz filmlerde anlatılan kahramanların hayatlarından daha berbattı
hayatımız aslında.Ama kendimize duymadığımız şefkati onlara duyardık...Birbirimize
ne kadar ne kadar üzüldüğümüzü gösteremediğimizden,birbirimizin derdine
yeterince eğilemediğimiz için bu filmlerdeki kahramanların hayatlarına ağlardık
doyasıya....
Aslında birbirimizi çok sevmek istiyorduk,ama nedense çok utanıyorduk bundan
ve hep erteliyorduk.Yürürken sokakta karanlıklar eşlik ederdi yalnızlığımıza.Sokağın
sonunda o gökyüzünün yalancılığı bizi de vururdu kaybolan o sahipsiz aşklarıda...
Biliyormusun bugüne kadar hep seviyormuşum gibi yaptım ben.Aslında onları
tanımıyordum ben,ama yinede ihtiyacım vardı sevgilerine .Bağışlasınlar
beni ve unutmasınlar,onlar adına onlardan daha çok acı çektim ben...
Bir tek seni tanıyorum aslında ben...Bir tek seni...
Dinliyorum anlat hadi...Demek sonsuza dek kaçıyormuş insan kendisinden......