|
Yıl
1951 |
36 film çekildi. Tarihsel film dönemi başlarken, İstiklal
ve Kore Savaşı filmleri de ağırlığını gösterdi. 8 Kurtuluş Savaşı
ve 5 tarihi filmin çekildiği bu yıl, Cahide Sonku da kendi adına Sonku
Film yapımevini kurdu. Öteki yapımevleri ise Lale Film (Cemil Filmer),
Adalı Film (Handan Adalı) ve Yakut Film'di (Dr. Arşavir Alyanak).
Nuri Akıncı, Dr. Alyanak ve İhsan Tomaç dönemin yeni yönetmeni
oldular. Ama yılın en önemli filmlerinden birini kuşkusuz. Orhan M. Arıburnu
Sürgün'le gerçekleştiriyordu. Oyuncu olarak da Turan Seyfioğlu'nun yıldızı
parlamak üzereydi.
|
| Yıl
1952
|
Türk sineması sürekli bir rekora doğru gidiyor. Çünkü bir yıllık
süre içinde çekilen film sayısı 61'dir. Ama 1952 çok önemli bir yıldır.
4 film yöneten Lütfi Ö. Akad, özgün bir yaşam öyküsüne
dayanan Kanun Namına ile Türk sinemasına ilk kilometre taşını koyacaktır. Gerçekten
Akad, yıllardır anlatım aksaklıklarıyla yaşamaya çalışan kekeme
bir sinemaya bir dil kazandırıyor, yeni soluk getiriyordu. Yaşayan
tipler, gündelik olaylar ve doğal çevrenin kullanımı Kanun Namına'yı
tarihsel süreç içindeki yerine oturtuyordu.
Bu ilk ustanın ardından gelen önemli bir sinemacı da
Metin Erksan'dı. Karanlık Dünya (Aşık Veysel'in Hayatı) adlı ilk
gerçekçi köy denemesiyle, daha ilk aşamada sözü edilen bir yönetmen
oldu. Erksan'ın bu aşamadaki talihsizliği elbette sansürdü.
Geçiş döneminden sonra bir sinemacılar dönemi de başlamıştı.
Türk sinemasında. Ama bu arada Muhsin Ertuğrul'un geleneksel sinemasını
da bu yeni dönem içinde ortaya çıkıp sürdürenler olacaktı. İşte
Muharrem Gürses (Zeynep'in Gözyaşları), bu ilginç örneklerden
biriydi. Gürses, sonraki yıllarda belli bir süre, ticari sinemanın önde
gelen isimlerinden biri olacaktı. Halka inmesi açısından da üzerinde
durulması gereken tipik bir yönetmendi. Çünkü kendinden sonra gelen
bazı yönetmenleri etkileyerek bir Gürses Okulunu oluşturacaktı.
Yıllardır Ertuğrul'un yararlandığı tiyatro
oyuncularından Vahi Öz'le Hayri Esen yönetmenliğe başladılar. Doğrudan
doğruya sinemayla ilişki kuran yeni yönetmenler de İpek Film stüdyosunda
montajcı olarak çalışan Orhan Atadeniz'le Nedim Otyam'dı.
Yılın en önemli filmi olan Kanun Namına ile Türk sinemasında ilk büyük
yıldız doğuyordu. Bu genç, Ayhan Işık'tı. Bir dergi (Yıldız) yarışması
sonucunda Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan'la (1951) sinemaya gelmişti.
Aynı yarışmadan gelip de dikkati çeken bir yıldız da Belgin Doruk
oldu.
Aynı yıl Lütfi Ö. Akad, Aydın Arakon, Orhan M. Arıburnu,
Hüsamettin Bozok (yayıncı), Burhan Arpad (yazar) ve Hıfzı Topuz
(yazar) tarafından TFDD (Türk Film Dostları Derneği)
kuruldu. Derneğin temel amacı: "Türk filmciliğinin sanat bakımından
inkişafını ve milletlerarası filmcilik aleminde mümtaz ve mevkie ulaşmasını
temin etmek" görüşüne dayanıyordu.
|
|
Yıl
1953
|
Yıl 44 filmle kapandı. Sinemaya geçen yıl giren Atıf
Yılmaz Batıbeki, çalışmalarını Hıçkırık ve Aşk Istıraptır
gibi melodram ağırlıklı piyasa romanı uyarlamalarıyla sürdürdü.
Batıbeki, yönetmenliğe başlamadan önce Semih Evin'e bir süre
asistanlık yapmıştı.
Halıcı Kız'la 6 yıllık bir aradan sonra yeniden bir
hamle yapan Muhsin Ertuğrul, önceki filmlerinden daha büyük bir başarısızlığa
uğradı. Atlas sinemasında halk önüne çıkan ilk renkli Türk filmi
olmanın dışında bir özellik taşımadı. Ve daha ilk geceki gösterimde
seyircinin tepkiyle karşıladığı Halıcı Kız, Ertuğrul'un sonunu
oluşturdu. Oysa, tümüyle renkli çekilen ilk renkli Türk filmi Ali
Ipar'ın yönettiği Salgın'dı. Ne var ki, bazı nedenlerle Halıcı Kız'dan
sonra gösterime girmişti.
Akad, Katil'le başarısını sürdürürken birçok yönetmeni
de etkiledi. Orhon Arıburnu Kanlı Para'yla, Nedim Otyam Toprak'la başarılı
bir sınav verdiler. Kemal Kan ve Şinasi Özonuk, ilk çalışmalarına
başladılar. Özonuk'un Affet Beni Allah'ım adlı filminde Eşref Kolçak,
İstanbul Canavarı'nda Nazım İnan, yeni oyuncular olarak ilgi çekip
ağırlıklarını koydular.
Bu ara TFDD'nin I. Türk Film Festivali adıyla düzenlediği
şenliğin sonuçları da şu sırayı izledi:
- En iyi film: Kanun Namına (Lütfi Ö. Akad)
- Diğer iyi filmler: Kanlı Para (Orhan M. Arıburnu), İki Süngü Arasında
(Şadan Kamil), Drakula İstanbul'da (Mehmet Muhtar), Efelerin Efesi (Şakir
Sırmalı).
- En iyi rejisörler: Lütfi Akad, Orhon M. Arıburnu, Şadan Kamil,
Mehmet Muhtar, Şakir Sırmalı
- En iyi operatörler (kameraman): Enver Burçkin, Kriton İlyadis, Özen
Sermet, İlhan Arakon, Şadan Kamil
- En iyi senaryocular: Osman Seden, Adnan Fuat Aral, Orhon M. Arıburnu,
Ümit Deniz.
- En iyi fon müziği bestecileri: Orhan Barlas, Nedim Otyam.
- En iyi erkek oyuncular: Turan Seyfioğlu, Ayhan Işık, Atıf Kaptan,
Orhon M. Arıburnu.
- En iyi kadın oyuncular: Lale Oraloğlu, Nedret Güvenç, Ayfer Feray...
|
|
YIL
1954
|
48 film çevrildi. 1950 öncesi Münir Nurettin Selçuk'la
başlayıp biten şarkılı filmler dönemi bu kez Zeki Müren'le sürdürüldü.
Öldüren Şehir (Lütfi Ö. Akad), kent sorunlarına yaklaşımıyla
dikkati çekerken, Kaçak (Şadan Kamil) yılın diğer önemli filmiydi.
En Başarılı Film'in seçilemediği TFDD II. Yarışması
şöyle neticelendi:
- En başarılı rejisörler: Lütfi Ö. Akad (Öldüren Şehir), Ali Ipar
(Bir Şehrin Hikayesi)
- En başarılı senaryocu: Ali Ipar (Bir Şehrin Hikayesi)
- En başarılı kameramanlar: Yuvakim Filmeridis (Mahallenin Namusu), İlhan
Arakon (Salgın), Mike Rafaelyan (Ölüm Saati), Kriton İlyadis (Öldüren
Şehir)
- En başarılı artistler: Lale Oraloğlu (Leylaklar Altında), Aliye
Rona (Mahallenin Namusu), Belgin Doruk (Öldüren Şehir), Cahit Irgat
(Altı Ölü Var), Orhan Elçin (Ölüm Saati).
- En başarılı fon müzikçisi: Nedim Otyam (Ölüm Saati)...
|
|
YIL
1955
|
Film sayısı 61'e ulaştı. Türk sinemasının ilk özel
yapımevi olan Kemal Film'in başına geçen ve senaryo çalışmaları
yapan Osman F. Seden, Kanlarıyla Ödediler'le yönetmenliğe başladı.
Memduh Ün, Abdurrahman Palay ve Mümtaz Alpaslan bu dönemde sinemaya
girdiler. Muhterem Nur, Lale Oraloğlu, Bülent Oran, Mualla Kaynak ve Neşe
Yulaç ise sinemanın yeni tipleridirler.
Ara kuşağın önemli yönetmeni Lütfi Ö. Akad, bir
Yaşar Kemal uyarlaması olan Beyaz Mendil'le yeni bir başarı elde etti.
Bu gerçekçi köy filminde oynayan Fikret Hakan, güçlü oyunuyla tüm dikkatleri üzerine
topladı. Bu, bir oyuncu aşamasıydı kuşkusuz. Ve sinemaya ilk kez bir
sahici oyuncu geliyordu.
Tiyatrocular kuşağından gelen Sami Ayanoğlu'nun yönettiği
Beyaz Şehir filmine Fransızca dublaj yapıldı. Ve İsviçre'de düzenlenen
Kızıl Haç Kongresi'ndeki gösteri sırasında bir özel armağan kazandı.
Türk Film Dostları Derneği'nin düzenlediği II. Türk
Filmcileri Yarışması'nda ise yapılan oylama sonucu kazananlar şöyle
belirlendi:
- En başarılı filmler: Kaçak (Şadan Kamil), Sevdiğim Sendin (Agâh Hün),
Bulgar Sadık (Lütfi Ö. Akad)
- En başarılı rejisörler: Şadan Kamil, Lütfi Ö. Akad, Agâh Hün.
- En başarılı senaryocular: Haldun Taner (Kaçak), Lale Oraloğlu
(Sevdiğim Sendin)
- En başarılı kameramanlar: Turgut Ören (Sevdiğim Sendin), Kriton İlyadis
(Bulgar Sadık), İlhan Arakon (Kaçak) , Enver Burçkin (Ecel Köprüsü)
- En başarılı prodüktörler: Nazif Duru (Kaçak), Ali Oraloğlu (Sevdiğim
Sendin)
- En başarılı kadın artistler: Sezer Sezin (Kaçak), Lale Oraloğlu
(Sevdiğim Sendin)
- En başarılı erkek artistler: Şevki Artun (Bulgar Sadık), Turan
Seyfioğlu (Kaçak), Cahit Irgat (Sevdiğim Sendin)
|
|
YIL
1956
|
50 film çevrildi. Piyasa koşullarına çok iyi uyum sağlamasını
bilip köy melodramlarıyla ününü sürdüren Muharrem Gürses bir altın
çağ yaşamaktadır. Peş peşe 7 filmde yönetmenlik yapar.
Bu yılın dikkati çeken bir oyuncusu da Ekrem Bora'dır.
Alın Yazısı'yla (Mehdi Özgürel) sinemaya giren Bora; Ayhan Işık ve
Belgin Doruk gibi bir dergi (Yıldız) yarışması sonucu sinemaya gelmiştir.
Uluslararası Berlin Film Şenliği'nde bir Türk filmi,
ikincilik ödülü olan Gümüş Ayı'yı kazandı. Sabahattin Eyuboğlu
ile Mazhar Şevket İpşiroğlu'nun bu ödüllü Hitit Güneşi, bir
belgesel kısa filmdir.
|
|
YIL
1957
|
61 film çekildi. Gürses, bu yıl da hızlı film çalışmalarına
devam etti. Memduh Ün Yetim Ömer ve Güllü Fatma gibi Gürses tipi
melodramlarla bir yıl geçirdi.
Yeni yönetmenler, Nejat Saydam'la Ziya Metin'di.
Muzaffer Arslan'ın As Film, Özdemir Birsel'in kurduğu Birsel Film de,
aynı yıl çalışmalarına başladılar.
Lütfi Ö. Akad'ın Ak Altın adlı filminde Fettah rolüyle
Osman Alyanak, yardımcı oyuncu olarak öne çıktı. Fatma Girik, Leyla
Sayar ve Orhan Günşiray, oyunculuklarına bu yıl başladılar.
Arabesk türü pembe piyasa romanlarıyla kendine bir
yol arayan Atıf Yılmaz, ilk küçük çıkışını Gelinin Muradı ile
yaptı. Bir kasaba gerçeğini yansıtan bu film, Kemal Bilbaşar'ın öykülerinden
arladığı ilginç bir çalışmaydı.
Uluslararası Berlin Film Şenliği bu yıl da Türk
sineması adına küçük bir zaferle sonuçlandı.
Sabahattin Eyüboğlu-Mazhar İpşiroğlu ikilisinin
Siyah Kalem adlı kısa filmi mansiyon kazandı...
|
|
YIL
1958
|
Film sayısı 80'e tırmandı.
Yeni yapımevleri kuruldu. Bunların en önemlileri Güven
Film (Yuvakim Filmeridis), Melek Film (Şahan Haki), Kervan Film (Ümit
Utku) ve Pesen Film (Nevzat Pesen)'dir.
Yönetmenlere Nuri Ergün, Hulki Saner, Nevzat Pesen, Nişan
Hançer; oyunculara da Ahmet Mekin, Çolpan İlhan ve Göksel Arsoy katıldılar.
Ve Türk sineması çok önemli bir film olayı yaşadı. Bu olay Üç
Arkadaş'tı. Yönetmeni de Memduh Ün'dü. Daha önceki yıllarda piyasa
melodramlarıyla sıradanlığı aşamayan Ün'ün bu beklenmedik çıkışı,
Akad'ın Kanun Namına'sından sonra sinemasal açıdan ikinci bir devrimi
gerçekleştirdi. Dostluğu, sevgiyi, dayanışmayı duyarlı bir sinema
diliyle sergiledi. Ayrıca Fikret Hakan'ın, Salih Tozan'ın, Semih
Sezerli'nin, özelliklede Muhterem Nur'un mükemmel oyunlarıyla, bir ekip
çalışmasının ilk kez zaferini vurguluyordu. Kaldı ki filmin
senaryosunu da Aydın Arakon, Metin Erksan, Muammer Çubukçu, Memduh Ün,
Ertem Göreç ve Atıf Yılmaz'dan oluşan bir grup ortaklaşa yazmışlardı.
Diyalogların bir bölümünü yazan da Orhan Kemal'di.
Yılın diğer başarılı bir filmi de Metin Erksan'dan
geldi. Bir efe filmi denemesi olan Dokuz Dağın Efesi, bu türde yapılanlardan
bir hayli farklıydı...
|
|
YIL
1959
|
76 film çevrildi. Aydın Arakon'un Fosforlu Cevriye adlı
filmiyle sinemada erkek tipli kadın kahramanlar modası başladı. Bu tür
kahramanların ilk oyuncusu Neriman Köksal'dı. Cilalı İbo
serisiyle de yeni bir güldürü oyuncusu doğdu; Feridun Karakaya.
Nevzat Pesen'in bir roman uyarlaması olan Samanyolu, Göksel
Arsoy'a ün yaptırdı. Arsoy, Belgin Doruk'un karşısında romantik, özelliklede
sarışın havasıyla sinemaya yeni bir erkek tipini getiriyordu. Ayrıca
film gişe başarısıyla dikkati çekti ve böylece de sinemada bir çift
anlayışının (Belgin Doruk- Göksel Arsoy) temelleri atıldı.
Güldürü oyuncusu Suphi Kaner, yönetmenliğe; Yılmaz
Güney, ilk oyunculuk denemelerinde(Bu Vatanın Çocukları) başladı. Şair
Atillâ İlhan, Ali Kaptanoğlu takma adıyla, Lütfi Ö. Akad'ın yönettiği
Yalnızlar Rıhtımı'nın senaryosunu yazdı. Yabancı etkiler taşıyan
filmiyle Akad, özellikle de Atillâ İlhan'ın senaryosu çeşitli tartışmalara
yol açtı.
Yılın en özenli filmlerini Atıf Yılmaz (Bu Vatanın
Çocukları, Karacaoğlan'ın Kara Sevdası, Alageyik) çekti. Nejat
Saydam, İstiklal Savaşı filmi Kalpaklılar'la en başarılı filmini
gerçekleştirebilmeyi başardı.
Bu yıl kurulan TSSD (Türk Sinema Sanatçıları Derneği),
Gazeteciler Cemiyeti ile yaptığı işbirliği sonucu Türk Film
Festivali'ni düzenledi. 15 filmin katıldığı festivalde en başarılı
film, senaryocu ve kadın oyuncu seçilmedi...
Öteki sonuçlar :
- En başarılı yönetmen: Atıf Yılmaz Batıbeki
- En başarılı fotoğraf direktörü: Kriton İlyadis (Beraber Ölelim)
- En başarılı fon müziği: Yalçın Tura (Zümrüt)
- En başarılı erkek oyuncu: Sadri Alışık (Zümrüt) · Jüri özel
armağanı :Dokuz Dağın Efesi (Metin Erksan)...
|
|
YIL
1960
|
78 film çekildi. Yeni film şirketi kuruldu: Be-Ya Film
(Nusret İkbal), Saner Film (Hulki Saner), Uğur Film (Memduh Ün), Yerli
Film (Atıf Yılmaz- Orhan Günşiray), Erler Film (Türker İnanoğlu),
Metro Film (Aram Gülyüz), Site Film (İlhan Filmer), Şan Film (Baki Üsküdarlı),
Kurt Film (Mehmet Arancı).
Zeynep Değirmencioğlu'nun oynadığı Ayşecik'le çocuk
kahramanlı filmler dönemi başladı. Değirmencioğlu da Memduh Ün'ün
bu filmiyle Türk sinemasında ilk çocuk yıldız oldu. Bir çağ filmi
olan Akad'ın Yangın Var'ında, Ayhan Işık karşısında ezilmeden ve
giderek onu aşan mükemmel bir oyunla Turgut Özatay ilgi çekti.Türkan
Şoray, Gönül Yazar yeni oyuncular; Türker İnanoğlu, Burhan Bolan, Hüsnü
Cantürk, Yavuz Yalınkılıç ve Fikret Uçak yeni yönetmenler olarak
sinemaya girdiler.Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 27 Mayıs'ta siyasal yönetime
el koymasından sonra Türk sinemasında yeni bir düşünce hareketi
ortaya çıktı. Adı toplumsal gerçekçilikti.
Ve bu sinemasal hareket, ilk kez Metin Erksan'ın
Gecelerin Ötesi'yle doğdu. Toplumsal içerikli bir filmle birlikte Namus
Uğruna (Osman F. Seden), Kanlı Firar (Orhan Elmas), Dolandırıcılar Şahı
(Atıf Yılma) ve Memduh Ün'ün Kırık Çanakları'yla Ateşten Damla önemli
yapıtlardır...
Atilla Tokatlı'nın Türk sineması için çok özel
bir denemesi olan Denize İnen Sokak gişe açısından büyük bir aşarısızlığa
uğradı. Venedik ve Karlovy-Vary film şenliklerinde gösterilen film
Locarno Şenliği'nde ise şeref diploması aldı.. |
|
|