www.Cikolata.de - |
BEKÂR EVI |
EVLER Bazen kiskirtir dinginlik, biraz da bu yüzden üstlenir ya insan uzaklari: Pazar yerlerinden dönen o hüzne yatkin kadinlarin ve küçülen kralligindaki yorgun haritacilarin düslerine daha fazla girmemek için. Uçsuz düzlüklere, tozlu bir yola açilan arka kapi bulunur hep, kulagi isliginda bir küheylan. Aslinda her ev kendi masalina kapanmis, kuytu birer bilmecedir; Kimler kurmus, hangi töreye yaslanmislardir artik güçtür animsamak. Birkaç mimar adi sayar kisioglu, bir o kadar mühendis ve duvar ustasi. Oysa bir ayraç açik durur hep, seni izler. Sen uyanir harfleri örtünürsün: Uyaninca çünkü yazilmali düsler. (Varlik, Temmuz 1994) |
ILK YARDIM Adi kötüye çikmis sokaklar gibi ovalayip duruyorum temiz yanlarini kalbimin. Ne senden vazgeçmek sayilir ama bu, ne de bir yangini bölüsmek seninle. Ask bir eksiklik olarak geliyor çogu zaman Her an itiraf edecek sanki aglayarak bir seyleri. Ve disarida insanlar topraga dönük yüzleri, kirik birer aniyi çagristiran elleriyle anlamaya çalisan birbirlerini. Adi kötüye çikmis sokaklar gibi onaramadigi yanlari vardir çünkü insanin. Bir de bakmissin kulagin siren seslerinde ve yüzün gözün telefon kesikleri. |
KIS Sormadi kimse; neden mevsimlerden en çok kisi, ve gençken bir nakkasi sevdigini henüz. Kimse sormak için rastlamadi. Eger, rastgele bir yabanci, baris, dostluk, belki de kopkoyu bir dürüstlük adina eksilttigini toplarken zeytin agacindan, bir kis sabahi üsüyen ellerini isitip tanissaydi, kar, Dostoyevski ve önümüzdeki yaz üzerine konusabilir, hatta sevisebilirdi, ayricalikli. (Varlik, Temmuz 1994) |
SENIN ALTIN PENCERELERIN Cami aç, egil yavasça. Uykulu duvarlarina sürçsün eylül yagmuru. Künyemdeki mutlu prens, ama örtük bir hüzünle hep, iki büklüm bir cennet getiriyorumdur sana kursagimda. Belki sorular sorariz karsilikli, yorgun atinin yelesini oksarsin sen, ben bir bir kapatirim açtigin camlari. Bazen umutsuzdur kavusmak: Her zaman kazanir, kendini açmasini ögrenmis o sürekli yara. |